Akçıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Akçıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2012 Cuma

Türkiye Bu Şarkıya Hasta Oldu !



Hande Yener, Kraliçe adlı albümünün çıkış parçası ‘’Hasta’’yı, dün müzik severlerin beğenisine sundu. Saat 21.00’dan itibaren Turkcell Müzik’e kitlenenler, Hasta’yı dinleyip sosyal medyada küçük çaplı bir kasırga yarattılar. #hastaeder hashtagı, birçok Twitter kullanıcısı tarafından tweetlendi ve kısa sürede tt listesine girdi. Peki Hande’ye Neler Oluyor? adlı albümden beri süregelen bu yükseliş döneminin sebebi nedir? Tabii ki Sinan Akçıl ve Hande Yener’in müzik anlayışlarının, vizyonlarının uyuşması ve yaşanılan coğrafyaya uygun, anlaşılabilir parçaların ortaya çıkarılması, sunulması. Bu bağlamda başarı da kaçınılmaz oluyor.

Hasta, sözleri itibarıyla ilk paylaşıldığı gün beni çok etkilemişti. Müziği ve altyapısı, Hande Yener’in en pop dönemine tekabül eden ‘’Acele Etme’’ dönemini anımsatıyor. Youtube, Facebook ve Twitter’dan tüm yorumları takip ettim, inceledim. Hasta, herkesten tam not almış. Görünen o ki; bu şarkı, tüm Türkiye’yi hasta etmiş. İyi dinlemeler…

Hasta’yı dinlemek için: http://turkcellmuzik.com/#!/en-iyi-100/--/sarkilar/sonhafta/turkce/---/canli-yayin

Söz: Sinan Akçıl  Müzik: Emrah Karaduman

Kısa Kısa…

— Kraliçe albümünde yer alan ve henüz yayınlanmayan ‘’Tribe Gir’’ adlı parça, The Do’nun Slippery Slope ‘undan uyarlanmış. Sözler, Sinan Akçıl tarafından yazılmış.

— Kraliçe albümü, 12.12.12. tarihinde çıkacak ve Hande Yener, o gün albümünü Saba Tümer’in programında ilk kez tanıtacak.

30 Ekim 2012 Salı

Atarlı, Giderli, Aşklı Müzik Dünyası




Atara Atar Gidere Gider

Demet Akalın, müzik dünyasının tabiri caizse en harbi kadın sanatçılarından biridir. Neyse odur, aklına ne geliyorsa pat diye söyler. Şarkılarında da bu tutumunu görüyoruz zaman zaman. Demet Akalın'ın şarkıları genelde bildiğimiz gibi ilişkiler üzerine kurulu olur. - Hep de söylenen sözler doğrudur. - Hatta şimdiki aşkların ''Demet Akalın Şarkıları'' gibi yaşandığını her ortamda söylerim. Akalın'ın yeni albümü yakında müzik severlerle buluşacak. Sanat hayatının 16.yılı nedeniyle adını #Giderli16 koymuş. Twitter'dan #Giderli16 için kimlerle çalıştığını yazdığından beri bu albümü merakla bekliyorum. Sound olarak yine standartların çok üstünde bir iş çıkarıldığına şüphem yok. Bütün pop çalan clublarda yine Demet Akalın'la coşacağız. Kasım ayının ikinci haftası müzik marketlere koşuyoruz !

Akçıl'dan Acıtan, Hissettiren Klip 

Sinan Akçıl, albümündeki en sevdiğim slow parçasına ( Öylesine ), Kemal Doğulu yönetmenliğinde klip çektirmiş. Klipte kadraj geçişleri olsun, renkler olsun her şey çok düzgün. Zengin bir içerik sunulmuş. Özellikle Akçıl'ın ağladığı yakın planlar, doğal ve oldukça başarılı. Bu klip için Louvre Müzesi'nin bahçesi kullanılmış özel izin alınarak. Bu arada Akçıl'ın yeşil takım elbisesine hayran kaldığımı da söylemeden geçemeyeceğim. Şimdiden iyi seyirler...

2 Ekim 2012 Salı

Amsterdam'da Yalnızlık



Hande Yener slowları diye bir olgu vardır eskiden beri. ( Her ne kadar bu olguya electronic albümlerde ara verilse de ) Alınan Hande Yener albümlerinin içinden mutlaka 1 ya da 2 tane vurucu slow çıkar. Son albümü Teşekkürler'in vurucu slowu da Dön Bana'ydı. ( Söz - Müzik: Sinan Akçıl ) Yener'in hayranları, Twitter'da #dönbana hashtagıyla bu slowa klip istediklerini dile getirdiler. İstedikleri de oldu. Kemal Doğulu yönetmenliğinde Amsterdam'da Dön Bana'ya klip çekildi. 

Klip, Lana Del Rey ve Adele'in yayınladığı kliplerin modern versiyonu türünde. Yalnızlık, o hissiyat ciddi anlamda verilerek yalın bir dille anlatılmış. Klipte Hande Yener'in yine o mağrur yürüyüşünü görüyoruz. Styling konusu eleştiriye kapalı olmalı. Bir kusur bulmak zor çünkü. Yeni saç rengi, makyajı ve kıyafetleriyle Hande Yener, kelimenin tam anlamıyla ''olmuş''. Sinan Akçıl, Hande Yener, Kemal Doğulu ve Polat Yağcı bileşiminden güzel bir iş çıkmış ortaya. İyi seyirler...



12 Temmuz 2012 Perşembe

''Hoppala'' Klip Arkası İzlenimlerim / Fotoğraflar



Sinan Akçıl, Karnaval adlı albümünün 2.klibini, ''Hoppala'' parçasına çektirdi. Klip, Tülay İbak  yönetmenliğinde Masquerade Club'da çekildi. Sabah sete ilk girdiğimde, üst katta falcı sahnesi çekiliyordu. Yönetmeni görememiştim o dakika. Ama ışıklardan ve çekim tarzından Tülay İbak olduğunu anlamıştım. Sonrasında zaten tanıştık. Alt katta tam bir renk cümbüşü vardı. Localarda dansçılar ve akrobatlar hazırlanmış sıralarını bekliyorlardı. Tabi ben de bu boşlukta hepsiyle konuştum. Ozan da fotoğraflarını çekti. 13.00'da Sinan Akçıl geldi. Onun gelmesiyle hemen bir hareketlilik yaşandı. Beni görünce ''Vay Türkiye'nin en iyi bloggerı!'' dedi ve ben kem küm şeklinde kalakaldım orda. Çok enerjik ve olumlu biri. Kulise geçmeden önce röportaj için bir arabadan inme sahnesi çekmeye dışarıya çıktık. Kapıda bir kamyon vardı. Akçıl, ''Şu kamyondan insem olur mu?'' diyerek hepimizi kırdı geçirdi. Sonrasında kulise geçtik ve geçen hafta okuduğunuz muhteşem röportaja imza attık. Bu sefer de sizlere klip çekilirken neler yaşandığını bölümler halinde anlattığım yazımı sunuyorum.

Part 1

Birazdan Sinan Akçıl'ın ilk kadrajları alınacak Jeremy Scott ceketiyle. Bir meyve tabağı hazırlanmış. Meyveler o kadar güzel ki plastik sandım. Çekimden önce Tülay İbak'la tanıştık, konuştuk. Çok sıcakkanlı biri. Sinan Akçıl ve Tülay İbak'ın enerjileri bileşince bakalım ortaya nasıl bir çalışma çıkacak. 

Part 2 

Sinan Akçıl, klibin diyaloglu kısmı için kamera karşısında. Buğra Kılıçak ve Sercan Barutçu, bu kısımda Sinan Akçıl'ın yanında görülecekler ve de konuşacaklar. Bu sahne çekilirken oldukça eğlenceli anlar yaşandı. Gerek elmanın yere düşmesi gerekse sahne tekrarından elmaların bitmesi süperdi. Klibin giriş kısmında görülecek olan bu sahne, kısa sürede başarıyla tamamlandı. ( Body Make up da yapıldı. Makyör: Seçkin Süngüç ) 

Part 3

Akçıl, siyah Givenchy tulumunu giydi ve 3.sahne çekilmeye başlandı. Sinan Akçıl ve İlkyaz Özel'in de dediği gibi bu tulumlar, önümüzdeki sezona damga vuracak.

Part 4

Şu anda sahnede birçok akrobat ve dansçı var. Kostümler, oldukça renkli ve parlak. Fonda 3 adet büyük maske var ve harika görünüyor. Bu sahne için bir dans koreografisi hazırlanmış. Sinan Akçıl dans ediyor. Burada çekilen görüntüler basına da verildi. Bu arada klibin esas kızını gördüm. Resmen Nicole Kidman'ın kopyası ve 17 yaşında. Çok güzel bir kız. 

Part 5

Siyah tulumla beyaz bir koridorda görüntü alınacak. Arkadan verilen beyaz ışık mistik bir hava yaratmış. Burada Akçıl'la ayaküstü sohbet ediyoruz. Yanımda İlkyaz Özel de var.

Part 6

Fondaki sarı ışıklar yakılıp söndürülüyor ve sahneye sis basılıyor. Tavana asılmış bir çember var ve akrobat kız birazdan o çemberin içinde dönecek. Kızın yılmayan bir duruşu var. Sinan Akçıl kıza, ''Neden?'' sorusunu sorduğunda ''Tutku!'' cevabını aldı. 

Part 7 

Artık eve dönme vakti. Arabada flashback alınacak. Akçıl, beyaz, ata yaka bir ceket giydi. Powertürk'e son röportajını verdikten sonra biz de vedalaştık kendisiyle. 

Klip çekilirken Tülay İbak'ın yanındaydım sürekli ve ekrandan izliyordum. Tülay Hanım'ın ıslıkları, ''Bravo'' ları, olumlu bir atmosfer oluşturuyordu. Her sahneden sonra Sinan Akçıl'la görüntülerin kritiğini de yaptık. 12 saat sette kaldım ve benim için çok eğlenceli bir gün oldu. Klip de dün yayınlandı ve bu yazdıklarımın ne kadar paralel olduğunu görmüş oldunuz.

















2 Temmuz 2012 Pazartesi

SİNAN AKÇIL RÖPORTAJIM




''Hoppala'' parçasının klip çekimi için hangi yönetmenle çalıştınız, styling kime ait?

Klip yönetmenimiz Tülay İbak. Styling, İlkyaz Özel'e ait. 2013-14'te moda olacağına inandığım Givenchy siyah tulum-takım giydim. - Ayrıca Jeremy Scott eşofman üstü ( Siyah tshirtle kombinlendi. ), özel tasarım beyaz bir takım ( Neil Barret tshirtle kombinlendi. ), özel tasarım ata yaka, kolsuz bir ceket ( Beymen pantolonla kombinlendi. ) giydi. Oldukça ''fashionable'' dı. -

''Hoppala'' parçasının Amerikanvari bir tavrı var sanki?

2012'de / şu dönemde Amerika'da aksak ritimler çok revaçta. Türkiye'de de sevileceğini umarak böyle bir çalışma yaptım. Şarkı resmen bana klip çek diyordu. ttnet'te de dinlenme oranı bir hayli yüksekti. Polat Yağcı'yla beraber düşündük, Hoppala'ya klip çekilmesine karar verdik.


''Hoppala'' dan sonra hangi parça kliplenecek?

Hoppala parçasından sonra Küfür'e klip gelecek. Slow konusunda fanlarımla birlikte karar vermeyi düşünüyorum. Ya ''Seven Biri'' ya da ''Öylesine''... İkisinden biri olacak.

Kuzey Avrupa sounduna sahip parçalarınızın yanı sıra Anatolian ezgiler taşıyan parçalarınız da var. Bunların mixi şeklinde olanlar da... Bu bağlamda müzisyen ruhunuzu ''oryantalist'' olarak nitelendirebilir miyiz?

Avrupa'ya dönük Orta Doğu bir kalbim var. Viyana Filarmoni Orkestrası'nı en önden izlememin yanı sıra Lübnan'da bir kahvede de otururum.


Müzik dünyasında önemli bir yere sahipsiniz. Başarınızın temeli neye dayanıyor? 

Kendime güveniyorum. Müziğin içinde doğdum. Zaten ailem de müzisyendi. Bu yüzden müzik yaparken başarılı olmak zorundaydım. Ben müziği seçmedim, müzik beni seçti. Başarımı, azmime, disiplinli çalışmama ve Allah'ın bana verdiği yeteneğe bağlıyorum. Daha çok üretmek için çalışıyorum. Bugün bir şarkım çaldığında Allah'a şükrediyorum.

''Değişim'' sizin için ne ifade ediyor?

Her seneyi. Her sene değişim gerekiyor. İnsanın doğuştan itibaren biriktirdiklerini, her yeni bir sene yenilemesi gerekiyor. Aynı kaldığımız sürece hangi işi yapıyorsak, o işin heyecanı kalmaz.


''Dokunma Bana'' adlı parçanızın sizde önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum.

Özel bir yeri olmasının sebebi, o şarkıyı lise sonda yapmış olmam. Verdiğim ilk şarkıydı. Duygusunu çok seviyorum.

''Kendimi tekrarlamamak için bu albümde farklı aranjörlerle çalıştım.'' demiştiniz. Sonraki albümlerinizde de bu olguyu devam ettirecek misiniz?

Aslında albümdeki aranjörler, benim beynim diyebilirim. Beynimdekileri bir aranjöre aktarıyorum. Bu zamana kadarki aranjörler, benim yaptıklarıma ekleme yaptılar. Ama Karnaval'da öyle değil. Farkı görüyorsunuz.


Hande Yener, yeni albümü için çalışmalara başlamış. Yine birlikte mi çalışacaksınız?

Efsane geliyor. 3. kez çalışacağız beraber. Yaptığımız ilk iki albümün ısınma devri olduğunu 3. ile anladım. Çok sürprizli bir albüm olacak. Ben bile çıktığı gün, 25-30 tane almayı düşünüyorum. Hande'nin electronic döneminde, müzik iyiydi ama duygular soğuktu. Şimdi hem duygular çok sıcak hem de müzik çok iyi olacak.


Hayranlarınız, ''Müzik konusunda yeteneği olanlar ne yapmalı?'' diye soruyorlar. Nasıl bir yol önerirsiniz?

Öncelikle kalbinin sesini dinlemeli. ''Bir işim olsun, yanında müziği de yapayım.'' cümlesini kabul etmiyorum. Müziğe odaklanıp tek onu yapmalılar. Ben 5 yaşında başladım. İçindeki enstrümanı dışarıya taşıyan herkes müzisyen olabilir.

Yurtdışı konserleriniz olacak mı? Özellikle ''Almanya'da tekrar olacak mı?'' diye soruyorlar.

Oradaki vatandaşlarımız, tekrar ülkelerine dönünce Ekim ayı itibarıyla yurtdışı konserleri başlayacak.


Yakında Bostancı Gösteri Merkezi'nde konser vereceksiniz. Nasıl bir sahne bekliyor bizleri? Sürprizleriniz olacak mı? 

Bostancı Bostancı olalı böyle konser görmedi diyeceksiniz. Sevenlerimle birlikte çok eğleneceğiz. Mükemmel bir sahne showu hazırlayacağız. Sen ve Ozan Eicher davetlimsiniz. En önden izleyeceksiniz. Bir konser arkası da yaparız. Şimdiden sözleşmiş olalım.


Fotoğraflar, Ozan Eicher tarafından çekilmiştir. 

20 Nisan 2012 Cuma

Sinan'ın Harikalar Dünyası




Albüme Genel Bakış

Sinan Akçıl, '' Karnaval '' adını verdiği rengarenk albümüyle müzik dünyasına sıkı bir dönüş yaptı. Albüm, 8 şarkı ve 6 remixten oluşuyor. Albümün kapak fotoğrafı ve grafik tasarımı, adeta '' Sinan'ın Harikalar Dünyasına Hoşgeldiniz ! '' mesajını veriyor. Albüme genel anlamda bakıldığında, her kitleyi memnun edebilecek türde olduğu görülüyor. Örneğin; Akçıl, Fark Atıyor ile anlatımda yerel bir dili ( sound olarak ) tercih ederken, Terkediyorum ( Küfür ) ile dünya standartlarında bir sound sunuyor.

Hande'nin Küfürleri

Albüm, baştan sona dinlenilmeyi hakeden özel bir emek ürünü. Bazı albümler, alakasız, orijinalini özleten remixlerle doldurulur. Ama bu albümde remixlerle de ayrı ayrı ilgilenildiği belli. Zira remixler, Türkiye'nin en başarılı djlerine ( Suat Ateşdağlı, Burak Yeter, Yalçın Aşan, Mustafa Yıldırım, Kaan Gökman, Cihat Uğurel ) ait. Albümdeki favori şarkım Terkediyorum ( Küfür ). Hande Yener'in ettiği küfürlerin kesilerek altyapıya yerleştirilmesi çok şık durmuş. Soundu o kadar mükemmel ve temiz ki, bir Crystal Castles şarkısı dinliyorum hissine kapıldım. 


Akçıl'ın Yorumcu Kimliğini Sağlamlaştırması

Şüphesiz, Akçıl'ın ilk albümü Kalp Sesi, çıktığı günden beri atmaya devam ediyor. Atma ( feat. Hande Yener ), geçtiğimiz yazın en çok dinlenen şarkısı konumundaydı. - Bunu Balkan Müzik Ödülleri'ndeki adaylığı ile de teyit ediyor. - Akçıl, Karnaval albümünde tamamen kendi yorumuna yer vermiş. Featuring yok. Bu olgu şu açıdan önem arz ediyor: '' Sinan Akçıl, özgüveni doğrultusunda parçaları daha samimi yorumlamış, parçalara daha vakıf. ''

// Yeni albümün hayırlı olsun Sinan Akçıl. //

16 Mart 2012 Cuma

Tüketici Akademisi '' Hande ve Sinan '' Dedi !


Uluslararası Tüketici Zirvesi, 25.yaşını Çırağan Sarayı'nda kutladı. 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü kapsamında birçok dalda başarılı isimlere ödül verildi. Gecenin sunuculuğunu Ece Erken ve Önder Bekensir yaptı. Geceye Saba Tümer, Hande Yener, Sinan Akçıl, Orhan Gencebay, Necati Şaşmaz, Ömür Gedik, Selami Şahin, Fatih Ürek gibi ünlü isimler katıldı. Geceye damgasını '' Muhteşem İkili '' Sinan Akçıl ve Hande Yener vurdu. - Yener, ödülünü Orhan Gencebay'ın elinden aldı. - Twitter'daki hesaplarından ödül aldıklarını duyurduklarında yoğun tebrik tweetleriyle karşılaştılar. Ben de buradan Hande Yener ve Sinan Akçıl'a tebriklerimi sunuyorum. Nice ödüllere...



Ödüller:

-Yaşam Boyu Onur Ödülü: Kadir İnanır, Orhan Gencebay, Selami Şahin

-Yılın En İyi Albümü: Ferhat Göçer

-Yılın En İyi Komedi Dizisi: Yahşi Cazibe (EKİBİ) Gani Müjde - Hakan Yılmaz

-Yılın En İyi Dizisi: Kurtlar Vadisi Pusu (Necati Şaşmaz)

-Yılın En İyi Müzik Kanalı: KRAL TV

-Yılın En İyi Sabah Magazin Aktüalialite Programı: Böyle Bir Şey Var Mı? (Cengiz Semercioğlu)

-Yılın En İyi Erkek Oyuncusu: Necati Şaşmaz

-Yılın En İyi Çıkış Yapan Erkek Oyuncusu: Tolgahan Sayışman

-Yılın En İyi Çıkış Yapan Bayan Oyuncusu: Ceyda Ateş

-Yılın En Çok Çalan Sanatçıları: Mustafa Ceceli, Yusuf Güney, Ömür Gedik, Gökhan Tepe, Ozan Doğulu ve Atiye

-Yılın En İyi Pop Bayan Sanatçısı: Hande Yener

-Yılın En İyi Pop Erkek Sanatçısı: Sinan Akçıl

-Yılın En İyi Çıkış Yapan Müzik Yapım Firması: Livadi Müzik

-Yılın En İyi Magazin Programı: Pazar Sürprizi

-Yılın En İyi Aktüalite Yaşam Dergisi: Qality Of Magazine

-Yılın En İyi Çıkış Yapan Programı: Bugün Ne Giysem

-Yılın En Başarılı Sunucusu: Saba Tümer

-Yılın En İyi Magazin İnternet Sitesi: www.magazincasusu.com

27 Kasım 2011 Pazar

Şenol Korkmaz Röportajım


Yönetmenliğe başlama hikâyenizi anlatabilir misiniz?

Yüksek eğitim hayatıma aslında bilgisayar mühendisi olmak üzere başladım. 6 sene sonunda elimde Belçika’nın en iyi üniversitelerinden 2 adet bilgisayar mühendisliği diploması vardı. Ve direkt NASA ( Housten ) Mars program ekibine uzman olarak seçildim. 1 sene sonra bu mesleğin beni mutlu etmediğini anladım ve kaderimde beni bekleyen başka bir meslek olduğunu hissedip bu hissin peşinden gitmeye karar verdim.

Belçika’ya geri döndüm ve APPEL COMPUTER AIDED DESIGN AND MANUFACTURING’ de ders vermeye başladım. 2 sene sonra bu meslek de ruhumu doyurmamaya başladı ve serbest olarak o zamanki ismi ARCADE olan şimdi piyasada ROAD RUNNER RECORDS olarak bilinen şirkete ve Hollanda’daki bazı production şirketlerine yönetmenlik yapmaya başladım.

Tam bu zamanlarda SAATCHI&SAATCHI’ den gelen davet üzerine 7 yıl boyunca SAATCHI&SAATCHI’ nin Belçika ve Londra reklam yönetmenliğini yaptım. Artık yapmam gereken mesleğin yönetmenlik olduğunun kararını vermiştim ama mademki bu mesleği yapacaktım en iyisi olmalıydım. Bunun içinde Amerika / Los Angeles’a gidip 1 sene boyunca çok önemli bir yönetmenin yanında kaldım. Ve bugünlere geldim. Bugün bu mesleği seçtiğim için çok mutluyum ve yönetmenlik hayatımın en büyük aşkı.

Bu zamana kadar hangi isimlerle çalıştınız?

100’ den fazla reklam ve production yönetmenliği yaptim. Ama Türkiye’de çalıştığım kişileri söyleyecek olursak:

Mercan - Sana değil kardeşine.
Rober Hatemo - Mahrum
Hadise - Kahraman
Aslı Gökyokuş - Hayatın Anlamı
Pamela - Benim Farkım
Sinan Akçıl / Ajda Pekkan - Cumartesi
Hande Yener - Unutulmuyor
Hande Yener / Sinan Akçıl - Teşekkürler


Hande Yener Türkiye'den çalıştığınız 3. kişi. Genelde yabancı bazlı çalışmanızın bir sebebi var mı?

Hande Yener gördüğünüz gibi aslında çalıstığım 3. kişi değil. Genelde yabancı bazlı çalışmam da Belçika’da doğmam, eğitim ve iş hayatımın burada başlayıp devam etmesi büyük etken tabi ki ama Türkiye benim biraz geç farkıma vardı da diyebiliriz.

Hande Yener'in '' Unutulmuyor '' ve '' Teşekkürler '' adlı parçalarına klip çektiniz. Bu iki proje size nasıl geldi / teklif edildi? Çekimler sırasında neler yaşandı, bahseder misiniz?

Hande, Mercan’a çektiğim klipten sonra benim çalısmalarımı takip etmeye başlamış. Ve bir reklam filmi çekimi için İstanbul’da olduğum dönemde kendisi ile görüşüp Unutulmuyor ve Teşekkürler için beraber çalışmaya karar verdik.

Doğrusunu söylemek gerekirse yönetmen olarak kendisinden çok zor şeyler istedim. Özellikle İzlanda’ da -5 derecede çekim yapmak hem de o kostümlerle kolay değildi. Fakat kendisi profesyonelliğinden kaynaklanan gayretiyle bütün hepsinin üstesinden geldi. Ama çok eğlenceli vakitler de geçirdik. Özellikle buradaki ekip ile inanılmaz bir enerji yakaladı ve bu da çalısmamıza çok pozitif olarak yansıdı zaten.


Hande Yener'le çalışmanız bu projelerle sınırlı kalacak mı?

Tabi ki hayır. ( Gülüyor. )

Hande Yener size nasıl bir enerji verdi? Buradan kendisi hakkında söylemek istedikleriniz nelerdir?

Hande, karakter olarak çok enerjik, profesyonel ve pozitif bir insan. Tabi onun bu karakter özellikleri bana güzel bir enerji olarak yansıdı. Bence Türkiye Hande gibi kendini yenilemeyi hayat felsefesi edinmiş bir pop ikona sahip olduğu için çok şanslı.

Unutulmuyor klibindeki kostümlerin tasarımı kime ait?

Tasarımlar tamamen bana ait ama üretim aşamasında başında Alicia’nın bulunduğu styling ekibi ile çalıştım.

Röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için size çok teşekkür ediyorum.

Blogunuz süper. Tebrikler…


1 Kasım 2011 Salı

Teşekkürler ( Hande Yener ) Albümünün Aranjörleri Röportajım



Aranje çalışmalarına ne zaman başladınız?

Emrah Karaduman:

Aranje çalışmalarıma müziğin hayatın altyapısı olduğunu farkettiğim zaman başladım. Elimdeki klavyenin sequencer özelliğine, o dönemin güncel şarkılarını yazmaya çalışıyordum. Kayıt ve üst üste davul, bass vs. yazmak çok hoşuma giderdi. Hatta kayıt yaptığım klavyenin disket sürücüsü bozuk olduğundan hafızaya kaydedemeden akşama kadar uğraştığım şarkıyı gece sonkez dinler ve klavyeyi kapatarak silerdim. Sonra 14 yaşında kendi biriktirdiğim paralarla müziğimi daha da geliştirmek adına bir bilgisayar almaya karar verdim. Sonra kendimi zamanla geliştirmeye başladım. Çok sevdiğim, eğlendiğim işi yapıyorum. Aslına bakarsanız benden başka bir şey de olmaz.

Enver Günen:

Bu soruya müzik hayatımın başlangıcı olarak cevap vereyim. 9 yaşındayken annem ve babamın aldığı minik bir keyboard ile içimdeki melodileri tuşlara yansıtabildiğimi keşfettim. Bu hiçbir şeye benzemeyen bir duyguydu ki hala öyle. Lise yıllarına gelince, ben sadece müzikle uğraşmalıyım dedim ve daha sonra İstanbul’a taşındım. Çeşitli isimlere sahnede keyboard ile eşlik ettim. Bir yandan da bilgisayarla müziğin birleştiği dünyanın içinde geziniyordum. Sonra kendimi aranje yaparken buldum.

Bu zamana kadar hangi isimlerle çalıştınız?

Emrah Karaduman:

Hande Yener, Kenan Doğulu, Mustafa Sandal, Murat Boz, Ajda Pekkan, Fatih Ürek, Demet Akalın, Bengü, Emel Müftüoğlu, Sezen Aksu çalıştıklarım arasında önde gelen isimler.

Enver Günen:

Hande Yener' le çalıştım.

Hande Yener'in son albümü '' Teşekkürler '' deki düzenlemelerin neredeyse tamamı size ait. Bu projeye nasıl dahil oldunuz?

Emrah Karaduman:

Hande Yener’e 2 yıldır sahnede keyboard ile eşlik ediyordum. Sahne müzisyenliğimin yanı sıra Atma, Cumartesi gibi şarkılardan aranjörlük de yaptığımı biliyordu. Böyle bir talep geldiğinde de memnuniyetle dâhil oldum.

Enver Günen:

Home stüdyomda çalıştığım normal bir akşamdı, ta ki aniden kapım çalınana dek. '' Baskın var! '' diye bir ses duydum. Kapıyı açınca Sinan ve Hande'yi gördüm, çok güzel bir gündü. Daha detaylı olarak şöyle oldu: Emrah, Sinan ve Hande alt katta '' Teşekkürler '' albümü için konuşurken Emrah beni de önermiş Hande ve Sinan'a. Beni onlarla tanıştırdığı için Emrah'a çok şey borçluyum. Kendileriyle ve albümle tanışmamız böyle oldu.


Bu albüm Enver Günen'in ilk çalışmasıydı. Neler söylemek ister?

Evet, '' Teşekkürler '' ilk göz ağrısı benim için. Albümde çalışmaktan çok mutlu oldum ve keyif aldım.

Nonazayi'yi ben her daim Handece olarak tanıttım. Aslında Emrahçaymış. Çok sevilen Nonazayi parçası nasıl ortaya çıktı?

Müziğin dili yoktur. Müzik aslında bir mutluluğu, üzüntüyü, bir aşkı dile getiriştir. O yüzden bazı insanlar ‘’ Kulağıma hoş gelen her müziği dinlerim. ’’der. Onları yargılamayın. Doğru söylüyorlar. Sadece onlara tam olarak hoş gelen şeyin ne olduğunu bilmiyorlar. Hande Yener için bir şarkı hazırlamıştım Apayrı albümü döneminde fakat ulaştıramamıştım. Her işte bir hayır… Belki de vakti değildi. Teşekkürler albümü yapılırken dinlettiğimde nakaratına çok yükseldiler. Sinan Akçıl şarkıya A ve B yazıp topu kalenin önüne koydu ‘’ Veee Nonazayi ‘’

Hande Yener'le çalışmak sizi zorladı mı?

Emrah Karaduman:

Hande Yener’in vizyonunun geniş olması, yeniliklere açık olması anlayışındaki esneklik bizim için bir avantajdı. İsim vermeyeyim, bir albümde 3 aranje yaptım ve 2’si çıkartıldı albümden. Nedeni de saydığım özelliklerin çalıştığım şarkıcıda ve prodüktöründe malesef olamaması. Ben ve benim gibi düşünen birkaç yenilikçi arkadaşım buna gömleğin büyük gelmesi diyoruz. Bazen müziğime kapılıp bazılarının ticari kaygılarını unuttuğum olabiliyor ne yazık ki. Yine de benim müzikte riske karşı engel olamadığım bir tutkum var. Bu riskten keyif alıyorum. Aç kalacağımı bilsem de tek düze kılıfına hiçbir zaman girmeyeceğim. Nonazayi bunun en güzel ve samimi kanıtıdır. Hande ile de saydıklarım ortak özelliğimiz olacaktır ki çalışırken her zaman keyif almanın getirdiği bir kolaylık oluyor.

Enver Günen:

Daha önceden çok güzel işlere imzalar atmış, kaliteli ve popüler bir isimle çalışmak önemli ve ciddi bir iş. Zordu veya kolaydı demek doğru olmaz. Keyifli ve akıcı bir albüm çalışmasıydı. Hande, disiplinli ve daima pozitif düşünen bir insan. Bu da herşeye yansıyor. Emrah sahneye başladığı zaman, Hande'nin önceki albümlerinden birini imza için göndermiştim. Tanıştığımızda kendisine imza için teşekkür ettiğimde ‘’ Biz de senin imzalarını bekliyoruz. ‘’ demişti. Büyük bir şevk vermişti bana.

Birçok Hande Yener fanı, bu albümün genel manada '' Apayrı '' ya yakın bir duruşta olduğunu düşünüyor. Neler söyleyeceksiniz?

Emrah Karaduman:

Apayrı, beğendiğim bir Hande Yener albümü. O dönemler Hande Yener ile birlikte çalışmıyorduk. Ama tabi ki Hande Yener albümlerini yakından takip ediyordum. Kim bilebilir aşkı, Apayrı, Kelepçe çok güçlü şarkılar. Her Hande Yener albümünde olduğu gibi tabi ki bu albümde de Türk pop müziğine kazandırılan yeni soundlar mevcut. Kalıcı bir albüm olacağından hiç kuşkumuz yok.

Enver Günen:

Apayrı albümünü çok severim ama öyle bir kaygımız olmadı. Şarkıların ve Hande Yener'in ruhunu anlayıp kendimizi kattık hepsi bu.


Bestesini ya da aranjesini yaptığınız birçok şarkı listelerde şu sıralar fırtınalar estiriyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Emrah Karaduman:

Gerçek müzik, ne kadar kural ve matematik kabul etmese de dinleyici tarafından beğenilebilmesinin aslında ufak bir formülü var. Doğru parça+doğru şarkıcı+doğru aranje+doğru sound = kendini sahiplendiren sonuçlar. Kısacası bu parçaların başarısını, her basamağında yapılan doğru seçimler ve verilen doğru kararlara bağlıyorum.

Enver Günen:

Daha yeni başlıyorum. Ama şu var ki bu bir ekip işi. Ekibin halkaları doğru insanlardan oluşuyorsa başarı kaçınılmazdır.

Hande Yener'le ilgili ilginç bir anınız varmış. Bunu bizlerle paylaşabilir misiniz?

Emrah Karaduman:

Enver ile Samsunluyuz, ordan geldik ve 3 senedir İstanbul’dayız. İstanbul’a yerleşmeden önce Hande Yener, Samsun’a Doğupark konserine gelmişti. Biz de halktan biri olarak konsere gittik. Müzisyenler de ilgimizi çektiği için sahne kenarından izliyorduk. Ta ki bir görevli zat bizi ordan ‘’ Sizin sahnede ne işiniz var. ‘’ diye kovana kadar. Acımasızca kovulduk. Evet, bizim sahnede ne işimiz vardı? Bu soru hala cevapsız. Geçenlerde bir İstanbul konserinde Enver’le Hande’ye beraber aynı klavyeden çalarken aklıma geldi ‘’ Doğu park’ı hatırladın mı? ‘’dedim. Hande’nin bu olaydan haberi yoktu şu ana kadar. Belki de bu anı bizi gülümsettiği gibi onun da yüzünde ufak bir tebessüm yaratır.

Enver Günen:

İstanbul'a taşınmadan önce Hande Yener Samsun'a konsere gelmişti. Kendisinin hayranı olduğumuz için Emrah'la izlemeye gitmiştik. Hande'yi ve müzisyenleri daha yakın izleyebilmek için kalabalık arasından sahneye çok yakın bir yere geçmeyi başardık. Fakat güvenlik bizi kovdu. Tabi ki o zaman Hande Yener ve ekibiyle tanışmıyorduk. Kendisi de sanırım bu röportajdan duyacak hikâyeyi.

Önümüzdeki günlerde sizi hangi projede göreceğiz?

Emrah Karaduman:

Yakında Sezen Aksu’nun bir version albümü çıkacak. Albümünde 4 aranjem yer alıyor. Onun yanında da Emel Müftüoğlu’nun prodüktörlüğünü yaptığı bir projede de aranjör olarak yer alıyorum. Son olarak Hüseyin Karadayı’nın yeni çıkacak albümünde bir versionum var. Şimdiden iyi dinlemeler. Umarım seversiniz..

Enver Günen:

Önümüzdeki günlerde içinde bulunacağım güzel projeler var. Ama en yakın tarihte olan Sezen Aksu'nun remix albümü. Öptüm albümünde bulunan Ballı şarkısının yeni versionunu düzenledim. Diğer projeler de yakın zamanda gün yüzüne çıkacak.

Buradan sizi sosyal medyada sürekli takip edenlere söylemek istedikleriniz nelerdir? 

Emrah Karaduman:

Sosyal medyanın gücüne sonuna kadar inanan bir insanım. Elimden geldiğince etkili kullanmaya çalışıyorum. Ama buradan şunu söylemeden de geçemeyeceğim. Sadece sosyal medya kullanmakla etkili işler yapamazsınız. Ara sıra sokağa çıkmak lazım.

Son olarak Deniz Can Kutlu sana da teşekkür ederim. Herkes yemeği kimin getirdiğini görür. Mutfaktakileri görmek deskripsiyonel bir vizyon ister. Başarılarının devamını dilerim. Ozan Eicher'e de bu güzel fotoğrafları ortaya çıkardığı için ayrıca teşekkür ediyorum.

Enver Günen:

Mutfak kısmı hep merak edilir müzikle uğraşan kişiler tarafından. ( Biz de öyleydik. ) Günümüzde müzikle uğraşmayan dinleyiciler de mutfağı takip ediyor, bu çok memnuniyet verici bir durum. Hepsini sevgiyle selamlıyorum. Deniz Can Kutlu, bu güzel soruları hazırlayıp sunduğun için sana ve fotoğraflarımızı çeken Ozan Eicher'e çok teşekkür ederim. Keyifli bir sohbet oldu. Başarılarınızın devamını dilerim.

İletişim için:  http://twitter.com/#!/envergunen ( Enver Günen )
                     http://twitter.com/#!/ekaraduman ( Emrah Karaduman )

CREDITS

Photography : Ozan Eicher ( http://www.facebook.com/ozaneicher )
Styling : Deniz Can Kutlu

20 Eylül 2011 Salı

11 Yılın Özeti : Teşekkürler


Hande Yener'in '' Teşekkürler '' adını verdiği 11. stüdyo albümünün lansmanı dün gece Vitrin Club'ta yapıldı. Lansman gecesi, Kral TV'den canlı olarak yayınlandı. Hande Yener, cluba limuzin ile geldi. Clubın kapısından göründüğü andan itibaren pozitif enerjisi ile büyüledi. İlk olarak '' Havaalanı '' şarkısını seslendirdi. Sahnede de '' Havaalanı '' concepti vardı. Hande Yener, beyaz çerçeveli gözlüğü, beyaz şapkası, beyaz elbisesi ve siyah çizmeleriyle iyi bir görüntü sunuyordu. Stylingi çok başarılı yapılmış. Havaalanı şarkısı, albümün hit olacak şarkılarından biri. ( 5 yıldız )



Unutulmuyor şarkısı, hemen akıllara Apayrı albümünün soundunu getiriyor. Temiz bir aranjeye sahip. Sözleri oldukça çarpıcı ve kaliteli. Albümdeki en sevdiğim şarkı. ( 5 yıldız )


Aşkın Dili, eğlenceli, festival havasında, samimi bir şarkı. Ezberlemesi zor kısmı erkek vokal söylüyor. Bu şarkıda hepimiz Handece öğreniyoruz. '' Baradayi deyyo naradayi zeyyov natuda nonazayi kambare kammabari turareyya tumba '' ( 5 yıldız ) 


Teşekkürler, 2011'e damgasını vuracak güçte ve nitelikte bir slow. Hande Yener, bu şarkısında Sinan Akçıl'la düet yapmış. ( 5 yıldız )

Dön Bana, slow bir şarkı. Lansmanda Hande Yener, bu parçasını canlı olarak Sinan Akçıl'ın piyanosu eşliğinde söyledi. Albümün en iyi slowlarından ve benim favorilerimden biri. ( 5 yıldız )  Akabinde '' Unutulmuyor '' u akustik olarak seslendirdi.


Polat Yağcı'nın pastalı jesti görülmeye değerdi. Albüm kapağının yer aldığı pastayı, Hande Yener, Sinan Akçıl, Kemal Doğulu ve Polat Yağcı ile kesti. Sinan Akçıl ile aynı çataldan yedi. Hande Yener, '' Biz seninle aynı ekmeği bölüşmedik mi? '' dedi. 

Gecenin sonunda Hande Yener'e 11 yıllık geçmişini içeren bir plaket verildi. Hande Yener, yeni albümünü şöyle tanımlıyor: '' 11 yılın özeti : Teşekkürler. ''

Geceye katılan önemli isimlerden bazıları : Polat Yağcı, Bülent Seyhan, Ümit Sayın, Kemal Doğulu, Ömer Erişmen, Kadir Çetin, Hakan Demir, Berkay, Ziynet Sali, Ali Eyüboğlu, Ece Gürsel, Samsun Demir, Şahin Özer, Orhan Gencebay, Erol Köse. 

Keşke'nin introsunu çok beğendim. Genel anlamda şarkının Avrupai bir soundu var. Hande Yener'in Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor ve Apayrı albümlerindeki nağmeli ve içten yorumuna yakın duran şarkılardan biri. ( 4 yıldız )

Ben Yokum'un sözlerini çok sevdim. Alt yapısı itibarıyla da albümdeki favorilerim arasına giriyor. ( 5 yıldız )

Bana Anlat, albümün ilk kliplenen şarkısı. ttnet müzikte, radyolarda ve müzik kanallarında üst sıralarda yer aldı. Albümde önceden hit olmuş bir şarkı. ( 4 yıldız )

Kalbine Bulutluyum şarkısını dinlerken içinizde kelebekler uçuşacak. Dinleyeni mutlandıran pozitif bir enerjisi var. Orta ritimde, alt yapısı güçlü, romantik bir şarkı. Albümdeki favori şarkılarımdan.  ( 5 yıldız )

Aşk Müziği, '' Kal Kal '' kıvamında bir alt yapıya sahip. Şarkının son kısmındaki electronic kısmı sevdim. ( 4 yıldız )

Böyle Biriyim, yine eski şarkılarının tadında, yorumun ağırlıkta olduğu duygusal bir slow. ( 4 yıldız )

Vakti Yok, müzikalitesi açısından önemli bir parça bana göre. İçten ve derin... ( 5 yıldız )

Albüm, concept bir albüm olmuş. Hande Yener'in Apayrı albümündeki o müthiş alt yapıları ve kaliteyi hatırlatıyor. Aranjelerde, Sinan Akçıl, Enver Günen, Emrah Karaduman ve Volga Tamöz'ün imzası var. Sözler Sinan Akçıl'a ait. Bu önemli isimlere Kemal Doğulu, Polat Yağcı ve Hande Yener'i de ekliyor ve tebrik ediyorum. Tereddüt etmeden alınacak bir albüm. İyi dinlemeler...

13 Ağustos 2011 Cumartesi

Türkiye'de Müziğin Yazı ve Eurovision Meselesi



Türkiye'de Müziğin Yazı 


Hepimiz biliriz ki genelde Mayıs - Haziran ayları arasında ya da Eylül'de birçok sanatçının albümü çıkar. Yaz mevsimini ilgilendiren albümler, en geç Haziran'ın sonuna doğru piyasaya sürülür. Bu yaz, yine birçok albüm çıktı. Ama beni heyecanlandıran yalnızca birkaç şarkı var. 

Bu yaz, piyasada yıllardır alışılagelmişin daha da altında projelerin yer aldığını görmek beni üzdü. Bu bağlamda müzik sektöründe ciddi bir tıkanıklığın olduğunu anlamış bulunuyoruz.


Sezen Aksu'nun '' Öptüm '' adlı albümü, mevsimsiz bir albüm olduğu için yalnızca yaz bazında değerlendirmiyorum. Sezen Aksu'nun bu albümü, '' Bahane '' albümünden sonraki albümlerine nazaran daha iyi. '' Unuttun mu beni '' ve '' Aşka şükredelim '' parçaları oldukça etkileyici. 



Betül Demir'in ses rengini çok beğenirim. Stylinginin ve conceptinin doğru olduğunu düşünürüm her zaman. Ancak son albümü '' Mıknatıs '' için seçilen parçaları kendisine hiç uygun bulmadım. Biraz ağır kaçmış. '' Süper '' albümü gibi daha enerjik bir proje, kendisi için uygun olacaktır.

Gökçe'nin '' Tuttu fırlattı '' şarkısı, müzik paylaşım sitelerinde bir hayli dinleniyor. Eğlenceli bir yaz şarkısı. 



Bu yaza damgasını vuran şarkılar şüphesiz; Sinan Akçıl - Hande Yener düeti '' Atma '', Gülşen'in '' Yeni biri '' ve '' Sözde ayrılık '' adlı single çalışmaları, Ajda Pekkan'ın '' Arada sırada '' şarkısı. Gittiğiniz her cafede, barda, bindiğiniz herhangi bir toplu taşıma aracında bir köşeden bu şarkıların duyulması mümkün. Radyolarda sıkça çalınıyor. Yasal indirmelere ve albüm satışlarına baktığımızda, bu olgu teyit edilmiş oluyor.



Eurovision Meselesi 

Eurovision Şarkı Yarışması, siyasi bir yarışma olarak nitelendirildiği gibi, eğlenmek için gerçekleştirilen ama önem arzeden bir yarışma olarak da yorumlanıyor. Siyasi boyutunu şu şekilde açıklayabiliriz; ülkeler arasındaki iletişimsizlik, birbirine komşu ülkelerin bulundukları coğrafyanın dışına çıkmak istememesi. Bu yarışmaya katılan bir ülkenin şarkısı, ne kadar kötü olursa olsun kemikleşmiş bir oy potansiyeli var.

Türkiye'de onlarca internet sitesinde anket yapılmasına karşın TRT'de yer alan belirli bir kesim, kendilerince bir isim ya da grup belirliyor. Bu durumu adil bulmuyorum. Adil bulmadığım gibi seçilen isimleri ve grupları da strateji hatası olarak görüyorum. TRT'nin acilen bu seçim sistemini halletmesi ve kamuoyuna açması gerekiyor.

Yakın zamanda yaptığım bir ankette, en çok Hande Yener ve Gülçin Ergül'ün ismi zikredildi. Dinleyicilerin bu concept için doğru isimleri seçmiş olması beni memnun etti. Sahne performansları, marjinaliteleri, vizyonları ve sesleri açısından ikisi de katılmayı hakediyor. 





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top