Fotoğraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fotoğraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2013 Pazar

Yılmaz Başar Babür Röportajım




Yılmaz Başar Babür, uzun zamandır takip ettiğim başarılı bir fotoğraf sanatçısı, arkadaşım. Bizim sektörde, fason işler yapmayan alternatif işler üreten az sayıda insan vardır. Yılmaz Başar Babür de her yaptığı işle bu kategoriye girebilecek türde biri. Kendisiyle yılbaşından önce biraraya geldik ve hem ''Bad Boys'' adını verdiğimiz bir fotoğraf çalışması hem de güzel bir röportaj ortaya çıkarttık. Şimdi Yılmaz Başar Babür'ü daha yakından tanıma zamanı... 

Fotoğraf çekmeye ne zaman başladınız?

15 senedir görsel alanda, çeşitli dallarda çalıştım. Fotoğrafa ise 5-6 yıl oldu başlayalı. Okulu, akademiyi reddederek kendim öğrenmeyi, keşfetmeyi, bunu yaşamayı seçtim. Fotoğraf serüveni, art direktörlük yaparken hobi olarak başlayıp sergilere, sonrasında muhabirliğe, tanıtım fotoğrafçılığına ve birçok alanda tanıdık simalarla güzel projeler oluşturmama kadar varan bir yolculuğa dönüştü. 

Kendinizi fotoğraf sanatçısı olarak nitelendiriyorsunuz. ''Fotoğrafçı'' ile ''Fotoğraf Sanatçısı''nın ayırdını yapabilir misiniz?

Açıkçası etiketlerin ve kelimelerin etkilerindense, gerçekleri; yani yapılan işleri kıstas alarak değerlendirme yapmayı daha doğru buluyorum. Bu alanda, görsel tecrübesi olan biri olarak aslolanın işin kalitesi, özeni, neticesi olduğuna inanıyorum. Yaptığım şeyin, sadece fotoğraf olmadığına ya da tek bir etiketle anlatımının zor olduğunu düşünüyorum. Etiketi, izleyicisine, eleştirmenine bırakarak üretmenin özgürleştirdiği kanısındayım.


Daha önce ödül almışsınız. Bu ödülden biraz bahsedebilir misiniz?

2011’de, Londra ve İstanbul ayaklı Mind Ad firmasının düzenlediği “Fotoğraf Sanatçısı Ödülleri” yarışmasında profesyonel dalda “Yılın Kültür-Sanat Ödülü'nü kazandım. Coşkul Aral, Nihat Odabaşı gibi ustaların da jüride olduğu bir ödülü, sahnede onların elinden almak oldukça heyecan vericiydi.

Birçok müzik albümünün, kitabın kapak fotoğraflarını siz çekmişsiniz. Bunlar hangileri?

Deja-vu’nun ikinci albümü “Sinir Ötesi Operasyon”, Badem'in üçüncü albümü “3B”, Kolpa’nın “Maximum” singleı, Gerçek’in ilk albümü “Eşkıya”, Oia’nın Zeki Müren – Yaralı Gönül singleı ve şu sıralar çıkan Mental grubunun ilk albümü “Koyver Gitsin”. Tamamını; fotoğraflarından grafiklerine anahtar teslim kendi yaptığım işler. Badem’in 3B albümü, aynı zamanda Türkiye’nin ilk 3 boyutlu albümlerinden. Tayfun Şahin’in “Hazel”, “Mehdi” ve Altay Öktem’in “Yaram Yanlış Yerde” kitaplarının da kapak çalışmaları, bana ait olan çalışmalardan bazıları. Bunun dışında halen; oyuncu, cast, röportaj, tanıtım ve katalog çekimlerim sürmekte.


Yakın zamanda GİT adını verdiğiniz bir stüdyo açtınız. GİT'in açılımı ve amacı nedir?

GİT; Görsel İletişim Teknesi açılımıyla kurulmuş bir stüdyo, bir ekip, bir oluşum. “Yolda olanların teknesi” sloganıyla, projelerimizde sanatçı dostlarla ve asistanlarla; altyapıdan yetişen arkadaşlarla birlikte çalışarak görsel alanda faaliyet gösteriyoruz. Kaptanlığını yaptığım GİT, birçok farklı dalda hizmet veriyor; Kurumsal Kimlik (Logo, Web) ya da stüdyo, fotoğraf, grafik, video, kurgu gibi alanlarda web sitemizden (www.gitekne.com) de görebileceğiniz işlerimiz var.


GİT Stüdyosu'nda ne gibi etkinlikler oluyor?

GİT, çekimlerimizi yaptığımız stüdyo olmanın yanı sıra etkinliklerimizi, toplantılarımızı, sunumlarımızı, görüşmelerimizi ve projelerimizi ürettiğimiz bir mutfak. Zaman zaman da söyleşiler, performanslar, dinletiler gerçekleştirdiğimiz teknemizde; yakında fotoğraf, video ve re-touch üzerine workshoplar da başlıyor. Kısacası çok amaçlı ve görsel denizlerde geçen bir yolculuk hikayesi GİT.

GİT Stüdyosu'nda çalışma yapmak isteyenler, iletişimi hangi mecralardan sağlayabilirler?

GİT Stüdyosu'nda çalışma yapmak isteyenler, www.gitekne.com adresinden gerekli bilgileri bulabilirler. Ayrıca GİT’de bizimle projelerde çalışmak isteyen arkadaşlar www.gitekne.com adresinde GEL başlığının altında “GİT’le çalışmak ister misiniz”e tıklayarak form doldurabilirler. Ne istediğini bilen, özverili, saygılı, ekip çalışmasına uyumlu, görsel yolculuklara hazırlanan arkadaşları bekliyoruz.

İlerleyen günlerde GİT'te bizleri ne gibi sürprizler bekliyor?

GİT’de çok yakında workshoplar başlıyor. Fotoğraf, video ve re-touch konusunda alternatif bir öğrenme sistemiyle başlayacak workshoplar; çok daha hızlı, etkili, katılımcının potansiyeline göre şekillenebilen bir sistem. Ayrıca yeni klipler ve fotoğraf çekimleri yolda. Yeni projeler ve sürpriz görsellerle GİT olarak kalite üretmeye devam ediyoruz.


Sanatsal anlamda sizi besleyen ürünler, eserler var mı?

Pink Floyd’tan, Ben Harper’a, Ahmet Kaya’dan Sibel Kekilli’ye gerçekten güzel iş yapan ve sürekliliğiyle başarısını ispat etme şansı bulabilmiş bütün değerlerle besleniyorum. Jan Saudek ya da Ara Güler yada Dali; tarzlarından bağımsız ölümsüz işler yaratabilmiş; sanat dedirtmiş insanlar daima yeni nesillere ister istemez ilham olacaktır.

Bugünlerde hepimizin bildiği gibi eline her profesyonel fotoğraf makinesini alan fotoğrafçı olmak istiyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Tabii ki her tıraş makinesi olanın berber olmadığı gibi her fotoğraf makinesi sahibi de fotoğrafçı sayılamaz. Belli bir disiplin ve süreç eşliğinde gelişim göstermeden o konuda bir şey olduğuna inanmak; her gün tvde gördüğümüz sanatçıların sanat ürettiklerine inanmak kadar saçma. Kişisel olarak “Aynası iştir kişinin, lafına bakılmaz.” sözüne inanıyorum.


Sanatınızı icra etmede müziğin rolü nedir? 

Müziksiz bir dünya alkolsüz bira gibidir. Kapaksız tencere ya da ışıksız medeniyet gibidir bence. Ruh rengimi etkileyen bir faktörün, ürettiklerimi etkilememesi düşünülemez. 

Bir müzik albümünün fotoğraflarını oluştururken concepti nasıl belirliyorsunuz?

Birbirinden farklı müzik türlerinde fotoğraf çalışmaları üretirken; her projeyi kendi müziği ve dinleyicisinin beklentisi ekseninde ele alarak müzisyenle/müzisyenlerle toplantı yaparak birlikte karar veriyoruz.






Modeller: Gürsel Gülbay, Barış Gülbetekin, Barış Kenan Özkan, Taha Yıldız.

12 Eylül 2011 Pazartesi

Demir Sert Röportajım ( Ozan Eicher'ın Çekimiyle )


Müziğe nasıl başladınız? Varsa ilk rol modeliniz kimdi?

Babam eski müzisyendir. Nil Karaibrahimgil'in babası ve benim babam arkadaşlarmış. Oradan öykündüm. Ankaralıyım. Ankara'da '' Sanrı '' adında bir grubum vardı. Saklıkent'te sahne alıyorduk. Grupla albüm aşamasına gelindi. 2007'de solo olarak devam etme kararı aldım. Grupta beste yapıyordum.

'' Benim Çöplüğüm '' adında bir albüm çalışmanız varmış. Biraz bundan bahsedelim.

Demo kayıtları, Myspace'e konulmuştu. Grup elemanlarından birinin askere gitmesi dolayısıyla ekip dağıldı. İstanbul'a geldim. Yeni bir grup oluşturuldu. O yüzden çıkış süreci biraz uzadı.



Sürekli sahne aldığınız bir mekan var mı?

Şu anda yok. Daha önce Gölgelive'da çalıyordum. Konser şeklinde, Rock Tatili Foça ve birçok festivalde çaldım. Yakın gelecekte provalar biter bitmez hem İstanbul'da hem de Anadolu'nun her yerinde sürekli gezeceğiz.


Birçok rocker ya da rock müzik icra eden grup, Türk Sanat Müziği parçalarını ya da Arabesk parçaları coverlıyor. Siz daha popüler şarkılar seçmişsiniz. Mesela neden Hande Yener?

Birkaç sebebi var. Hande Yener'in farklı bir yerde durduğu aşikar. Kendimi çok kötü hissettiğim dönemlerde  Apayrı albümü çıkmıştı. O albümün benim için çok özel bir yeri vardır. Psikolojimin düzelmesine çok yardımcı olmuştur.


Şarkılarınızı nerede kaydediyorsunuz? Kimlerle çalışıyorsunuz?

Kayıtları, Ankara'da '' Detay Stüdyoları'' nda Volkan Yırtıcı ile yapıyorum. Besteleri genelde hep ben yapıyorum. Daha doğrusu söz, müzik, aranje bana ait. Albümün prodüktörlüğünü de ben yaptım. 

Bir Hande Yener coverıyla çıkış yapmayı düşündünüz mü? Size gelen bir soru şöyleydi : '' Hande Yener'le düet yapmak ister mi? ''

Neden olmasın. İsterdim. Bu tür şeyleri biraya getirmek, programlamak zordur. Ama müzisyenlerin ufuklarını açmak amacıyla bu tür çalışmalara gitmesini onaylıyorum. Güzel bir kadınla düet yapmayı kim istemez.

Demir Sert -Yola Devam ( Hande Yener Cover) by demirsert

Demir Sert kimleri dinler?

Bildiğimiz klasik rock gruplarından başlayarak birçok rocka girmeyen türe kadar devam ediyor. Tarzları pek önemsemiyorum. Müziği iyi veya kötü olarak ayırıyorum.

Sanatsal anlamda misyonunuz / hedefiniz nedir?

Bildiğim herşeyi etrafıma anlatmak derdim. Üniversitede resim okudum. Birçok sanat dalıyla haşır neşirim. İç dünyamı somutsallaştırarak insanlara sunuyorum. İnsanlar beni bu şekilde anlar diye umut ediyorum. Misyonum bu. 

Biliyorsunuz ki son yıllarda genelde Eurovision'a rock grupları gidiyor bizi temsil etmek için. Eurovision hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Herkesin kendi müziğini hayatın neresine koyduğu ile ilgili bir durum bu. Müziğimi yarıştırmak istemem. Eurovision, siyasi ilişkilere dayanan bir yarışmadır. Oylamayı müziğe dayandırmak yanlış olur. Yüksek Sadakat'in düştüğü durum kötü oldu. Daha kendini bilerek, tanıyarak, olayın nereye varacağını bilerek yapmak lazım bu işi.

Demir Sert - Why Don't You Kill Me Tonight by demirsert

Eğer bir aranjörle çalışsaydınız bu aranjörün kim olmasını isterdiniz?

Şarkıya göre değişiyor aslında. Şarkıdan ne beklediğinizle alakalı bir mesele. Şarkı daha kalbe dokunsun istiyorsanız, şarkının yapısıyla alakalı bir aranjör seçilmeli.

Buradan sizi sürekli takip edenlere ve dinleyenlere söylemek istedikleriniz nelerdir?

Şarkılarımı paylaşan, dinleyen, seven herkese çok teşekkür ediyorum. Yakında Hepsi grubunun '' Yalan '' parçasını coverlamayı düşünüyorum. Benimle iletişim kurmak isterlerse Facebook, Twitter hesaplarım ve sitem: 

http://twitter.com/#!/demirsert
http://www.facebook.com/demirsert
http://www.demirsert.com/

7 Ağustos 2011 Pazar

Gülşen ve Single Çalışmaları


Erol Köse Production'dan  ayrıldıktan sonra uzun süre piyasada istediğini bulamayan Gülşen, son albümü '' Önsöz '' ile muhteşem bir dönüş yapmıştı. Son çıkan single çalışmaları '' Yeni Biri '' ve '' Sözde Ayrılık '' ile Türkiye'nin en iyi kadın sanatçılarından biri olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.

Yeni Biri




Sözü ve müziği Gülşen'e ait olan parçanın düzenlemesi Ozan Çolakoğlu'na ait. Parçanın güçlü bir alt yapısı var. Sözleri, parçanın keyifle dinlenmesini perçinliyor. 




Parça, çıktığı ilk günden beri radyolar ve müzik kanalları tarafından sıkça çalınıyor. Listelerde de üst sıralarda. Satış grafiğine baktığımızda görüyoruz ki belirli bir yükseliş döneminden sonra 1 numarada sabitlenmiş. ( D&R ) Albümün kapak fotoğrafı, Nihat Odabaşı tarafından çekilmiş. Concept ve stil, Ceyda Balaban'ın danışmanlığında yaratılmış. Platin saçları, kırmızı ruju ve beyaz kıyafetiyle gayet fresh bir görüntü sunulmuş.

Sözde Ayrılık




Sözde Ayrılık, Gülşen'in bu yaz çıkarttığı 2.single çalışması. Parçanın sözü ve müziği Gülşen'e, düzenlemesi Ozan Çolakoğlu'na ait. Klibin doğallığı ve şarkının dinleyiciye yansıttığı samimiyet nedeniyle '' Yeni Biri '' kadar çok sevildi. 




Singleın satışına göz attığımızda 2 numarada olduğunu görüyoruz. ( D&R ) Yine radyolarda ve müzik kanallarında çokça çalınan parçalar arasında. Albümün kapak fotoğrafını çok beğendim. Renk tonu mükemmel. Genellikle albümdeki şarkılara önem verdiğim kadar concepte de önem veriyorum. Çünkü ikisi bir bütün oluşturuyor. Gülşen, bu bütünü büyük bir ustalıkla elde etmiş.

Bu iki singleı biran önce edinmelisiniz. Dinlemesi keyifli iki yaz parçası...


17 Temmuz 2011 Pazar

'' 4. Kemal '' Albümüyle Kemal Doğulu



Kemal Doğulu, '' Bir Yerde '' , '' Uzayda Aşk Var '' , '' Ters Köşe '' albümlerinden sonra şimdi de '' 4. Kemal '' albümüyle geliyor. Daha önce ev davetinde derinlemesine bilgi edindim. Kemal Doğulu, albümün adını söylediğinde biraz gülmüştük. Çünkü hem espirili hem de yaratıcı bir adı var. Albümün adı, 4. projesi olmasından ötürü '' 4. Kemal ''. Albüm, sözleri - müzikleri Serhat Tekin'e ait olan  Oynuyorum ve Eyvallah adında iki şarkıdan oluşuyor. Eyvallah slow, Oynuyorum ise biz electroseverlerin bir hayli beğeneceği electropop tarzda.

Kemal Doğulu - Eyvallah (2011) by ApayriMuzik

Albümün adına uyum sağlamak amacıyla Kemal Doğulu, birçok kumaş satın almış ve Selim Baklacı'nın kapısını çalmış. Sonuç olarak güncel padişah kıvamında bir concept yaratılmış. Kemal Doğulu, bu vesileyle 4. Kemal olmuş. Albümün kapak fotoğrafını Savaş Doğan çekmiş. Albümün kapağında Kemal Doğulu'nun adı, bileğindeki dövmesinde olduğu gibi yazılmış. Müzik direktörlüğünü ise Kemal Doğulu yapmış. Yakında '' Oynuyorum '' adlı parçası kliplenecek. Hepinize şimdiden iyi dinlemeler...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top