Fotoğraflar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fotoğraflar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2012 Perşembe

Geçmişten Bir Dilek ve Güzel Kafalar

DRUNK

Geçtiğimiz hafta, hem benim açımdan hem de müzik dünyası açısından oldukça hareketliydi. Bir anda kendimi albümlerin, kliplerin ve Ozan Eicher ile gerçekleştirdiğimiz Drunk adlı çalışmanın içerisinde buldum. Drunk'ı önceden de belirttiğim gibi güzel kafalarda çektik. Cihangir'de, eski evlerin bulunduğu bir yokuşu sarhoş olarak yürüdüm. ( Bu durum bayağı bir tekrar edildi. ) Concept gereği poz vermedim tabii ki. Sürekli yürüdüm ve dans ettim. Ortaya da görmüş olduğunuz çalışma çıktı. Stylingim, Ali Koç tarafından yapıldı. Kendisinin rocker çizgisini çok beğeniyorum. Toplamda 4 fotoğraf çıkarttık. Bir tanesi lomography türünde...




ELEKTRİBİK HANDE

Albümü merakla beklenen üç isimden ( Gülşen, Hande Yener, Demet Akalın ) biri olan Demet Akalın, müzik dünyasına sıkı bir giriş yaptı. Sosyal medyada, özellikle ttnet müzik'te #yılan, #giderlişarkılar ve #nebüyükaşk parçaları oldukça ilgi görüyor. Bir diğer merakla beklenen isim olan Hande Yener, Twitter'dan #tribegir hashtagıyla Tribe Gir adlı parçasının sözlerini paylaşarak 5 dakikada dünya gündemine girdi. #tribegir, sözleri itibarıyla tam bana uygun bir şarkı. Altyapısı da duyumlarıma göre elektronikmiş. Yani Hande'nin elektronik müzik dönemini sevenler, bu parçayı da seveceklerdir diye düşünüyorum. Şarkının sözleri: 

Bak bak şuna bak / Şu sahte gülene bak / Ben yine aşığım / Sana ne olacak?
Vah vah sana bak / Konuşma bana bak / Ben sana karşıyım / Sanma ki duracak
Tak tak / Şuna tak buna tak / Yeter ya / Sensizlik iyi geldi / Kafam da çok rahat

Tribe tribe tribe gir / Hissettiğim sana değil / Bir soru cevabı bil / Hiç başlayamadan bitmişe ne denir?

Söz: Sinan Akçıl

GEÇMİŞTEN BİR DİLEK

1971 İsviçre - Brugg doğumlu Genç Osman Yavaş, Mavi Sakal grubunun en parlak dönemindeki solistiydi. Zaten birçoğumuz da Mavi Sakal'ı onun sayesinde anımsarız. İki Yol parçası, o dönem tüm rockerların dilindeydi. Halen ''Nereye, nereye, nereye gideyim?'' deyince ''A evet hatırladım!'' sesleri yükselebilir ortamlarda. Genç Osman Yavaş'ın, cool ve soğuk duruşunu severim. Şimdilerde yine bir çalışmayla müzik dünyasına geri döndü. Üstelik çocukluk aşkım Aylin Aslım'la düet yapmış. Çok da güzel olmuş. Naif, insanın kafasını dinlenildiği an dümdüz yapan bir parça. Adı: ''Dilek Tutmak''.

12 Temmuz 2012 Perşembe

''Hoppala'' Klip Arkası İzlenimlerim / Fotoğraflar



Sinan Akçıl, Karnaval adlı albümünün 2.klibini, ''Hoppala'' parçasına çektirdi. Klip, Tülay İbak  yönetmenliğinde Masquerade Club'da çekildi. Sabah sete ilk girdiğimde, üst katta falcı sahnesi çekiliyordu. Yönetmeni görememiştim o dakika. Ama ışıklardan ve çekim tarzından Tülay İbak olduğunu anlamıştım. Sonrasında zaten tanıştık. Alt katta tam bir renk cümbüşü vardı. Localarda dansçılar ve akrobatlar hazırlanmış sıralarını bekliyorlardı. Tabi ben de bu boşlukta hepsiyle konuştum. Ozan da fotoğraflarını çekti. 13.00'da Sinan Akçıl geldi. Onun gelmesiyle hemen bir hareketlilik yaşandı. Beni görünce ''Vay Türkiye'nin en iyi bloggerı!'' dedi ve ben kem küm şeklinde kalakaldım orda. Çok enerjik ve olumlu biri. Kulise geçmeden önce röportaj için bir arabadan inme sahnesi çekmeye dışarıya çıktık. Kapıda bir kamyon vardı. Akçıl, ''Şu kamyondan insem olur mu?'' diyerek hepimizi kırdı geçirdi. Sonrasında kulise geçtik ve geçen hafta okuduğunuz muhteşem röportaja imza attık. Bu sefer de sizlere klip çekilirken neler yaşandığını bölümler halinde anlattığım yazımı sunuyorum.

Part 1

Birazdan Sinan Akçıl'ın ilk kadrajları alınacak Jeremy Scott ceketiyle. Bir meyve tabağı hazırlanmış. Meyveler o kadar güzel ki plastik sandım. Çekimden önce Tülay İbak'la tanıştık, konuştuk. Çok sıcakkanlı biri. Sinan Akçıl ve Tülay İbak'ın enerjileri bileşince bakalım ortaya nasıl bir çalışma çıkacak. 

Part 2 

Sinan Akçıl, klibin diyaloglu kısmı için kamera karşısında. Buğra Kılıçak ve Sercan Barutçu, bu kısımda Sinan Akçıl'ın yanında görülecekler ve de konuşacaklar. Bu sahne çekilirken oldukça eğlenceli anlar yaşandı. Gerek elmanın yere düşmesi gerekse sahne tekrarından elmaların bitmesi süperdi. Klibin giriş kısmında görülecek olan bu sahne, kısa sürede başarıyla tamamlandı. ( Body Make up da yapıldı. Makyör: Seçkin Süngüç ) 

Part 3

Akçıl, siyah Givenchy tulumunu giydi ve 3.sahne çekilmeye başlandı. Sinan Akçıl ve İlkyaz Özel'in de dediği gibi bu tulumlar, önümüzdeki sezona damga vuracak.

Part 4

Şu anda sahnede birçok akrobat ve dansçı var. Kostümler, oldukça renkli ve parlak. Fonda 3 adet büyük maske var ve harika görünüyor. Bu sahne için bir dans koreografisi hazırlanmış. Sinan Akçıl dans ediyor. Burada çekilen görüntüler basına da verildi. Bu arada klibin esas kızını gördüm. Resmen Nicole Kidman'ın kopyası ve 17 yaşında. Çok güzel bir kız. 

Part 5

Siyah tulumla beyaz bir koridorda görüntü alınacak. Arkadan verilen beyaz ışık mistik bir hava yaratmış. Burada Akçıl'la ayaküstü sohbet ediyoruz. Yanımda İlkyaz Özel de var.

Part 6

Fondaki sarı ışıklar yakılıp söndürülüyor ve sahneye sis basılıyor. Tavana asılmış bir çember var ve akrobat kız birazdan o çemberin içinde dönecek. Kızın yılmayan bir duruşu var. Sinan Akçıl kıza, ''Neden?'' sorusunu sorduğunda ''Tutku!'' cevabını aldı. 

Part 7 

Artık eve dönme vakti. Arabada flashback alınacak. Akçıl, beyaz, ata yaka bir ceket giydi. Powertürk'e son röportajını verdikten sonra biz de vedalaştık kendisiyle. 

Klip çekilirken Tülay İbak'ın yanındaydım sürekli ve ekrandan izliyordum. Tülay Hanım'ın ıslıkları, ''Bravo'' ları, olumlu bir atmosfer oluşturuyordu. Her sahneden sonra Sinan Akçıl'la görüntülerin kritiğini de yaptık. 12 saat sette kaldım ve benim için çok eğlenceli bir gün oldu. Klip de dün yayınlandı ve bu yazdıklarımın ne kadar paralel olduğunu görmüş oldunuz.

















23 Ocak 2012 Pazartesi

'' Göksel / Bende bi aşk var '' Albüm Yorumum


Göksel, 5 yıldır biriktirdiği parçalarını sonunda denize döktü. Akıntı, onları alıp sanki bir grup hüzünlü ve içen insanın oturduğu sahile bıraktı. O günden beri herkes '' Bende bi aşk var '' ki sorma diyor. 2 nostaljik albümden sonra bu albüm, yalnızlara, ağlayarak makyajını silen kadınlara, her gece yatağında üşüyen gururlulara iyi gelecek diye düşünüyorum. Albüm, ilk klibi gibi siyah-beyaz duyguların bileşimi. Dinlerken aklım kendi kendine şu romanı yazdı: '' Louis Aragon Meyhanede ''. Onun Mutlu Aşk Yoktur ve Yalnız İnsan adlı şiirlerindeki o saf yalnızlığı bu albümde de buluyorsunuz. Üstelik bu yalnızlık sizi yalnız bırakmayıp kulağınıza bazı sözler fısıldıyor. 


Göksel, nostaljik albümleri çıkmadan önce kıpkısa saçlarıyla büyük bir heyecanla Paris'te yazdığı şarkılarından bahsediyordu. Yıllar sonra o duyguları en taze haliyle yüreğimize yerleştirmesi büyük ustalık. Albümü mutlaka edinmelisiniz.


Albümdeki parçalardan birinin ( Yarım Kalan Aşk ) sözü ve müziği Mabel Matiz'e, diğerlerinin sözü ve müziği ise Göksel 'e ait. Albümün prodüktörlüğünü Ozan Çolakoğlu üstlendi. Albüm, Avrupa Müzik tarafından piyasaya sürüldü. İlk klip '' Acıyor '' adlı parçaya çekildi.

Albümdeki parçalar ve beğenilerimse şöyle:

1) Acıyor - 5 yıldız
2) Aşkın Yalanmış - 4 yıldız
3) Rüzgar - 5 yıldız
4) Uzaktan - 4 yıldız
5) Aşk Bitti - 5 yıldız
6) Unuttun mu Sahi - 4 yıldız
7) Sarhoş - 4 yıldız
8) Gidemiyorum - 5 yıldız
9) Yalnız Kuş - 5 yıldız
10) Yarım Kalan Şarkı - 4 yıldız

30 Ekim 2011 Pazar

Model / Pembe Mezarlık Backstage ( Çekim: Ozan Eicher )


Son yılların şüphesiz en başarılı rock gruplarından biri de '' Model ''. Buzdan Şato ve Değmesin Ellerimiz gibi hit olan parçalarından sonra şimdi de Gürcan Keltek yönetmenliğinde Pembe Mezarlık adlı parçaya klip çekildi. Klip genel anlamda gothic bir concepte sahip. Makyaj, styling ve kurgu bu ana akım üzerinden oluşturulmuş. Concepti  çok beğendim. Şarkının sözleri Can Temiz'e, müziği Can Temiz, Serkan Gürüzümcü ve Fatma Turgut'a ait. Klip çekimi sırasında fotoğrafçı Ozan Eicher'de bu muhteşem backstage görüntülerini ortaya çıkarmış.



















28 Haziran 2011 Salı

Ozan Eicher / Fotoğrafçılığı


 
Bugün sosyal medyada çokça takip edilen Ozan Eicher ile bir çekim yaptık. Kendisiyle hayatını, vizyonunu, fotoğrafçılığını ve bu zamana kadar hangi sanatçıları çektiğine dair konuştuk. Birçok etkinliğe katıldığını çektiği fotoğraflardan anlayabiliyoruz. İşte bu zamana kadar fotoğraflarını çektiği sanatçlar: 


Ozan Eicher'in annesi Türk, babası İsviçreli. ( Soyadını merak edenler için ) Uzunca bir zamandır İstanbul'da yaşıyor. İstanbul'un kendisine olduğu kadar fotoğrafçılığına da katkıda bulunduğunu belirtiyor. Ailesinin sosyokültürel durumunun getirisini de ekliyor.

Fotoğraf çekmeye öncelikle manzara ve portre fotoğrafları çekerek başlamış. Akabinde bir etkinlikler zinciri görüyoruz. Birçok sanatçının konserine giderek konser fotoğrafları concepti üzerinde çalıştı. Müzik dünyasının sahnesine aşina olduktan sonra modanın da dar ama derin arenasına geçiş yapıp tanıma süreci içerisine girdi. Geçtiğimiz sezon Istanbul Fashion Week'te çektiği fotoğraflardan bir video oluşturdu:


Ozan Eicher: '' Gelecek bana neler sunacak, ben neler yakalayacağım hep beraber göreceğiz. '' diyor.

Ozan Eicher ile çekim yaparken kendinizi çok rahat hissediyorsunuz. Görmek istediğiniz kadrajı size başarılı bir şekilde sunuyor. Sizler için, bu zamana kadar fotoğraflarını çektiği sanatçılardan oluşan bir seçki hazırladım.   Bugünkü çalışmamız da var içerisinde. Dikkatimi en çok Hande Yener fotoğrafı çekti. Bir heykeltıraş ustalığında işlenmiş.

                                                 Hande Yener

                                               
                                                 Sertab Erener
                               
                                               
                                                Mercan

                                             
                                                Aylin Aslım
   
                                               
                                                Nil Karaibrahimgil

                                               
                                                Jay Jay J.

                                               
                                               Emir Yargın
     
                                             
                                                   Serhat Kidil


                                              Deniz Can Kutlu

               
Ozan Eicher 'in tüm çalışmalarını takip etmek için : www.facebook.com/ozaneicher                   


                                              

13 Haziran 2011 Pazartesi

38. Altın Kelebek Ödül Töreni / Kırmızı Halı Yorumlarım


Bu yıl, 38.si düzenlenen  Altın Kelebek Ödül Töreni, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşti. Sunucular, Beyazıt Öztürk ve Ayşe Arman'dı. Ayşe Arman, gayet doğal ve samimi bir sunum şeklini benimsemiş. Dersini iyi ezberlemiş sevimli çocuklar gibiydi. Ödül töreninden önce kokteyl yapıldı.

İlk olarak İrfan Şahin ile bir konuşma yapıldı. Ömür Gedik, her zaman tercih ettiği tarzda bir kıyafet giymişti. ( Raşit Bağzıbağlı tasarımı )


Cengiz Semercioğlu ve Melis Alphan, kırmızı halıda moda yorumu yapmak için bekliyordu. Nilay Dorsa, marjinal ama kendisine hiç yakışmayan, bacaklarını bir hayli ayrık gösteren kuyruklu bir mayo (!) tercih etmiş.


Tülin Şahin, pembe bir elbise tercih etmiş. Kendi tasarımı olan bu elbisenin, yırtmacı ve sırt dekoltesi son derece dozunda bırakılmış. Saçıyla ve elbisesiyle gayet şık bir görüntü içerisindeydi. Favorilerim arasında.


Ahu Yağtu, fuşya ve kırmızı uyumunu çok iyi yakalamış. ( Elbisesi fuşya, ayakkabısı kırmızı ) Ziynet Sali, bordo, beyaz, siyah renklerden oluşan, Raisa & Vanessa tasarımı bir elbiseyle geceye katıldı. Kendisine yakışmayan, hiçbir yönünü beğenmediğim bir elbiseydi.


Okan Bayülgen, kıyafeti ve giyinme konusunda bir espiri yaptı. '' İnanılmaz vücudumu hangisi daha seksi gösteriyorsa onu tercih ettim.'' dedi. '' Hepimiz Tarkan'dan bir sürpriz (!)  bekliyoruz.'' diye de sözlerine ekledi.


Esra Erol, Emel Acar tasarımı kıyafetiyle boy gösterdi. Hamileliğinin kendisini zorladığı gözlendi. Nil Karaibrahimgil, Günseli Türkay tasarımı kıyafetiyle dikkat çekti. Ayakkabısını ise  New York'tan almış. Kıyafet beyazdı ve  üzerinde çizgi romandan sayfalar varmış gibi görünen kısımlardan oluşuyordu. Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisinin Cemile'si Ayça Bingöl, klasik, siyah, demode bir kıyafetle geceye katılmış. Dizinin Caroline'i  Wilma Elles'in de kıyafetini hiç beğenmedim ama saçları güzel görünüyordu.


Nez, özensiz saçlarıyla kötü bir görüntü sunuyordu. Kıyafetini yurtdışından almış, Oldukça sade ve sönüktü. Yalnızca makyajı başarılıydı. ( Şükran Kaya tarafından yapılmış. )


Hande Yener, Selim Baklacı'nın tasarladığı mavi bir kıyafetle geceye katıldı. Başındaki rengarenk kelebekler ise Kemal Doğulu'nun tasarımıydı. Yine her zamanki gibi yenilikçi ve farklı tarzıyla ön plandaydı. Bana anlat adlı şarkısını ilk kez bu törende seslendirdi.


Merve Boluğur, siyah kıyafeti ve saçlarıyla çok şıktı. Favorilerim arasında diyebilirim.

   
Safiye Soyman, her zamanki rüküşlüğü ve absürt renk seçimiyle kokteyldeydi.

     
Favorilerim arasında gösterebileceğim bir diğer isim ise Fatoş Kabasakal. Raşit Bağzıbağlı tasarımı olan kıyafeti ile büyüledi.


Burcu Güneş'in küpeleri ve çantası kıyafetiyle tezat kalmış.

   
Ece Gürsel de geceye katılan isimler arasındaydı. Jadore elbisesi ve uzun saçlarıyla çok şık görünüyordu. ( karın kısmı hariç )
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top