Lady Gaga'nın son teklisi Marry The Night, geçtiğimiz gece müzik piyasasına bomba gibi düştü. Başarılarının yanı sıra sansasyonel olgularıyla da adından söz ettiren Gaga'yı bu defa bir akıl hastanesinde görüyoruz. İlk kadrajlarda insanın ruhuna yansıyan piyano tuşları ve gothism. Gothisme, göğe uzanan pencerelerle vurgu yapılmış. Bale sahnesi, biraz 1800' lü yılların sonlarındaki tabloları anımsatıyor. ( Edgar Degas'ın minik dansçısı ) Küvet kurgusu, artık her klibin klişesi olsa da Lady Gaga bu kurguyu klasik biçimde sunmamış. Şarkı girmeden önce çan çalması ve tavandan giren ışık huzmesinin '' ay '' figürüne geçmesi oldukça etkileyici. Lady Gaga, genel anlamda bakıldığında bu klipte 80' lerin rockstarları gibi olmuş. Spor salonuna benzer bir mekanda geçen dans sahneleri, Nightmare on the Elm Street yıllarının kokusunda. Yanan arabaların olduğu sahnede, bir yerlerden Freddy Krueger çıkacak diye bekliyorsunuz direkt. ( Filmdeki araba mezarlığı sahnesi ) Klipteki karakterler, küçük bir çocuğun iç dünyasında ürettiği olağandışı, sıcak süper kahramanlar gibi. Bence avucuna yazmasına gerek yoktu. Zaten Lady Gaga tüm yaptıklarıyla dikkat çekiyor.
Tavandaki haça bakarkenki kadrajda görülen gözlüğünü bir hayli beğendim.
Credits
Director: Lady Gaga
Choreography: Richard Jackson
Director of Photography: Darius Khondji
Art Direction: Gideon Ponte
