Güneş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güneş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Bu Ayın Dikkat Çeken İsimleri



On Parmağında On Marifet 

Onur Baştürk'ü birçoğumuz tanırız. Kendisi başarılı bir köşe yazarıdır. Gece hayatı, yeni çıkan albümler, parçalar, mekanlar, etkinlikler... vs. ondan sorulur. Köşe yazılarından sonra müzik sektörüne de sıkı bir giriş yaptı. Ajda Pekkan'ın Farkın Bu albümünde yer alan ''Özetle'' adlı parçasından sonra şimdi de Ziynet Sali'nin Sonsuz Ol albümündeki ''Yanabiliriz'' ile karşımızda. Sonsuz Ol albümünü daha önce incelememe rağmen bu detaya dikkat etmemiştim. Klibi izlerken farkettim ve çok şaşırdım. Onur Baştürk, kesinlikle söz yazmaya devam etmeli. Şarkı, albümde A1 olabilecek ölçüde bir şarkı. Mükemmel.

- Uydurukçu adında sağlam bir kitabı bulunmaktadır. 
- Kraliçe Fabrika'da adlı bir filmde konuk oyuncu olarak yer almıştır. 
- Renkli ve dopdolu bir sitesi vardır. ( www.onurbasturk.com )



Sihirbaz / DJ Hüseyin Karadayı

Bu adamın eli cidden sihirli. Bir aranjörün dokunduğu her şarkı bu kadar mı güzel olur yahu? Çalışmaları arasında bu zamana kadar en sevdiğim Betül Demir - Geri Dön oldu. Böylesine duygusal, acıtıcı bir parçadan dans parçası yaratmak zordur. Diğer işlerinde olduğu gibi bunda da titiz davranmış, belli.

Bu sıralar son çalışması ''Burcu Güneş - Bir Sevgi İstiyorum'' çok dinleniyor. Şarkı, hem aranjesi hem de yorumu açısından son derece iyi. Bu parçayı üst konuma getiren en önemli öğe, Burcu Güneş'in parçayı tekniğe vurmadan daha hisli yorumlaması. Hüseyin Karadayı ft. Burcu Güneş - Bir Sevgi İstiyorum playlistinizde mutlak bulunmalı.


Doğal Haller, Güzel Haller 

Selim Gülgören, bu zamana kadar gördüğüm en doğal popçulardan biri. Kliplerinde olsun fotoğraflarında olsun neysem oyum, rahatım kafalarında. Hiç komik duruma düşmeden seksi olabilenlerden üstelik. Bunlar, onun çokça sevilmesinin nedenleri. 

İstanbul Bana Dar, Cennet, Uyanma Uyu gibi hitlerinden sonra Tarihe Gömdüm adlı parçasıyla güzel bir dönüş yaptı. Bu aralar nereye gitsem, hangi radyoyu açsam bu parçaya rastlıyorum. Oldukça pozitif. Pop müzik severlere dinlemelerini öneriyorum.


Bu Ayın Keşfedilmesi Gereken Kişisi

Bu ayın keşfedilmesi gereken kişisi, ödüllü fotoğraf sanatçısı Yılmaz Başar Babür. Kendisiyle uzun zamandır sosyal medya üzerinden iletişim kuruyorduk. Çalışmalarını yakından takip ediyordum. Özellikle manipulasyonlarını çok beğeniyorum. Bir gün biz de bir çalışma yapalım diye konuşuyorken kendimi Kadıköy'deki evinde buldum. Son derece rahat bir şekilde çalıştık ve ortaya sosyal medyada çokça yorumlanan, beğenilen o iki fotoğraf çıktı. Şimdilerde açacağı stüdyo ile ilgileniyor. Stüdyosunu açtıktan sonra çalışmalarına son sürat devam edecek. Biz de şaşırtıcı fotoğraflar ve olay bir röportajla geleceğiz. Az kaldı!

3 Eylül 2011 Cumartesi

Emel Yalçın Röportajım



Müziğe nasıl başladınız? Albüm çıkarma fikri ne şekilde oluştu?

Lise yıllarımda radyo yayınları yapmaya başladım. Aklımda aslında hep şarkı söylemek vardı. Ve etrafımda buna radyo yayınlarıma konuk gelen bazı sanatçılar da dahil. Emel, sen şarkıcı olmalısın, sesin güzel, sen güzelsin ve sende o enerji var diye gaza getırenler de vardı tabi. Sesi, sadece banyoda güzel çıkanlardan değildim, farkındaydım ama kendimi her anlamda hazır hissetmem gerekiyordu. Radyo yayınlarım devam ederken bazı şarkıcıların albümlerinde vokal yaptım. Albüm öncesi şan eğitimi aldım. Doğru ekibi de bulunca radyoyu bırakıp albüm hazırlıklarıma başladım.

Bir Murat Güneş parçası olan '' Aşktan Ölelim '' ile çıkış yaptınız ve bir hayli tuttu. Murat Bey'le çalışmalarınız devam edecek mi?

Sadece Aşktan Ölelim değil, albümdeki pek çok şarkımın söz ve bestesi Murat Güneş'e aitti. Yeni çalışmalarımda da tabi ki Murat Güneş'le çalışmak isterim.
Radyo programcılığı ve sunuculuğu kimliğinden sonra sesinizle de iyi bir yer edindiniz. '' Endorfin '' adlı albümünüzü yayınladınız. Müzik kariyeriniz hayatınızda nasıl bir etki yarattı?

Çokemel, uzun yıllar radyo dinleyicisinin fenomeni haline gelmişti. O imajdan sonra çok iyi bir şey yapmam gerekiyordu. Dinleyicimin beklentisini karşıladığıma inanıyorum. Hayatımda pek bir değişiklik olmadı ama artık daha heyecanlı bir Emel var. Kendi şarkılarını söylemek, sahnede şarkılarına eşlik edilmesi, alkışlanmak muhteşem bir his.


Daha önce eşcinselleri destekleyici yönde bazı açıklamalarınız oldu. Bu konuyla alakalı söylemek istedikleriniz nelerdir?

Aşkın, dostluğun, cinsi, yaşı, ırkı, dili yoktur. İnsanlar seçme ve yaşama özgürlüğüne sahiptir.

Emel Yalçın vizyon konusunda yeniliklere açık mıdır?

Çok çabuk tükettiğimiz için yenilik şart. Görsel anlamda da müzikal anlamda da hep yenilikten yanayım.

Yıllarca '' Çokemel '' adıyla yaptığınız radyo programları vasıtasıyla birçok ödül aldınız. Yakın zamanda da '' En İyi Çıkış Yapan Sanatçı '' dalında adaylıklarınız oldu. Neler düşünüyorsunuz?

Ödül almak tabi ki insanı daha da şevklendiren bir şey. Yaptığınız işin takdir görmesi demek. Daha çok yolun başındayım ve pek çok ödüle şimdiden göz diktim.


Çokemel komik, seksi, neşeli bir radyo karakteriydi. Sahnede nasıl bir Emel Yalçın var arada yine Çokemel'den izler var mı?

Sahnede şarkı söylerken Emel Yalçın var, dinleyicisiyle dialogunda Çokemel var. Çok eğlenceli geçiyor dolayısıyla sahne programlarım. Müzik ve stand up iç içe diyebiliriz. Dolayısıyla çok eğleniyor dinleyicim. Seksilik konusuna gelince şarkı söylerken kendimi öyle hissediyorum. Şarkı bitiyor hop benim seksilikte bitiyor.

Yakın zamanda Özhan Özal'ın '' Bodrum Night 3 '' projesinde yer aldınız. Bu projeden Biraz bahsedebilir misiniz?

Özhan Özal, çok iyi bir dj ve aranjör. Bu projeyle ilgili teklif geldiğinde çok heyecanlandım. Son Verdim Kalbimin İşine şarkısı benim çok sevdiğim ve Türk popunun altın şarkılarındandır. Çok bilinen ve Seyyal Taner'in yorumuyla hafızalara kazınan bir şarkı olduğu için biraz riskliydi aslında benim için. Fakat Özhan o kadar güzel bir aranje yaptı ki şarkıya, işvesi, cilvesiyle kendime çok yakıştırdım ve çok da beğenildi. Albüm en çok satanlar listesinde. Sürprizli bir klip gelecek yakında.


Buradan sizi sürekli takip eden ve dinleyen hayranlarınıza söylemek istedikleriniz neler?

Şarkılarıma sahip çıkıp o muhteşem sevgi ve ilgilerini benden eksik etmedikleri için çok teşekkür ederim. Yeni albüm çalışmalarım başladı. En kısa zamanda yeni şarkılarımı paylaşmak için sabırsızlanıyorum....

26 Ağustos 2011 Cuma

İngiltere ve Türkiye'den Eurovision'a Bakış



Eurovision Şarkı Yarışması'na katılacak ülkelerin seçeceği isimler, şimdiden merak konusu. Yarışma, bu sene Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de gerçekleşecek. Geçen Eurovision Şarkı Yarışması,  Almanya'nın Düsseldorf kentinde yapıldı. ( Azerbaycan adına yarışan Eldar ve Nigar, Running Scared adlı şarkısıyla 1. olmuştu. ) Favorilerim İsveç / Eric Saade ve İngiltere / Blue'ydi. Blue'nin I can adlı parçasıyla 1. olacağına kesin gözüyle bakıyordum. Gerek şarkı gerekse styling gayet üsttü. Grubun verdiği nude pozlar, magazinde sıkça yer aldı. ( Bu PR kurgusunu doğru buluyorum. Bir sanatçı ya da grup, başarılı olduğu kadar sansasyonları ile de ( Lady Gaga gibi ) adından - olumlu anlamda - söz ettirmeli. ) Neticede grup 1. olamadı ve bu birçok kişi için üzücü bir durum oldu.


İngiltere, 2012 yılı için yine iddialı bir isim arıyor. Geçtiğimiz haftalarda 90'ların altın gruplarından Spice Girls'in bu yarışma için biraraya geleceği konuşuluyordu. Zikredilen diğer bir isim ise Charlotte Church. Şahsen Spice Girls'in hem form düşüklüğü hem de performans düşüklüğü sebebiyle iyi bir sonuç elde edeceğini düşünmüyorum. 


Türkiye'ye gelince durum hiç iç açıcı değil. TRT'nin kendi başına buyruk seçimleri ve internette dolaşan sahte anketler oldukça insanların sinir katsayıları yükselecek. TRT'nin seçim kurulu, bu yıl fikir değiştirip kamuoyuna açık bir sistem geliştirirler umarım. Türkiye'nin Eurovision Şarkı Yarışması'nda başarılı olabilmesi için artık yarışmaya rock gruplarıyla değil Avrupai bir kadın solistle katılması gerekiyor.

2-3 yıldır anketlerde yer alan isimler ve yorumlarım:


Atiye: İskender Paydaş aranjeleri ile bana umut veren bir şarkıcıydı. Salla, Muamma ve Kal parçaları, ne kadar Avrupai bir sanatçımız var dedirtiyordu. Fakat bu çizgiden ayrılmaya başladığını görüyorum. Murad Küçük'ün klibini çektiği son şarkısı Budur haricinde albümdeki şarkılar pek dinlenesi değil. Canlı performansı ise bir hayli kötü. Sahneden sesini duymak mümkün değil. 


Emre Aydın:  Konserlerine en çok gittiğim sanatçıdır. Canlı performansı da iyidir. Fakat sahne showunun yalnızca dansçılar tarafından icra edilip sanatçının öylece durup şarkı söylemesine karşıyım. Bu faktörden ötürü, Eurovision için pop bir ismin uygun olacağını belirtmeliyim. Emre Aydın'ın vizyonu geniştir. Ama içinde bulunduğu müzik türünden ötürü bu yarışma için benim adayım değil.


Şebnem Ferah: Sesi ve sanatı konusunda söyleyeceğim herşey olumlu olabilir ancak. Ama biraz önce belirttiğim '' Eurovision'a pop bir isim gitmeli. '' söylemi, Şebnem Ferah için de geçerli.


Burcu Güneş: Burcu Güneş'in ses rengi, bana eskiden beri Sertab Erener'i anımsatmıştır. Zenci gırtlağına sahip bir sanatçıdır. Ama styling, klip ve şarkı konusunda çalıştığı isimler yanlış. Sahnedeki enerjisinin de negatif olması, Eurovision fikrine bir adım uzak kılıyor bu ismi.


Hande Yener: Hande Yener, sesi, showları, marjinalitesi ve vizyonuyla önceden beri Eurovision için seçilmeyi hakeden bir sanatçımız. Zamanında Romeo parçasıyla Avrupa'da ve Dünya'nın birçok ülkesinde dinlenmiştir. Daha önce eğer seçilirse electronic bir parçayla katılacağını söylemişti Twitter'dan. ( 94 yılında söylemiş olduğu without you parçası günümüz için az da olsa fikir verebilir. ) 




Gülçin Ergül: Sesi ve dans performansı ile Gülçin'de başarılı olabilirdi diye düşünüyorum. Birkaç gün önce Bruno Mars'ın Grenade parçasını söylediği video ile karşılaştım ve hayran kaldım. Amerika'dan Norah Jones çıkıyorsa bizden de bir Gülçin Ergül çıkabilir. ( Aday olarak - anket dışı - bahsedilmiştir. )

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top