Konser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2011 Perşembe

Gülçin Ergül Röportajım




Deniz Can Kutlu: '' Bravo '' adında bir maxi single yayınladınız. Çokça sevildi ve beğenildi. Peki full albüm düşünüyor musunuz? Eğer düşünüyorsanız  '' Gülçin '' i bu defa nasıl bir conceptte göreceğiz?

Gülçin Ergül: Bravo! cdsinin içinde ayrı bir track olan intro ile başlayan " Bravo ", " Ara Ara " ve " Yastıklara Sarılıp Yatar Mıydın? " isimli 3 şarkı var ve Bravo'nun remixi yani " Satsuma Remix " var. Bu singleda her şarkı, benim için farklı misyonları olan,  farklı değerler taşıyan parçalar. Klibi olduğu için ara ara daha çok biliniyor ama diğer şarkılarımın Ara Ara'ya göre bendeki önemi daha farklı bir yerde. Özellikle de Bravo ve Yastıklara Sarılıp Yatar Mıydın? kendimi ifade edebildiğim şarkılardır. Albüm hazırlıkları ufak ufak başladı. Besteler bakıyorum, şarkılar bekliyorum, kendim de yapıyorum. 2010'da yazmış olduğum bir şarkı var, kesin onu paylaşmaktan yanayım ben. Bence Bravo'daki şarkılardan da daha iddialı. Birçok farklı renk olacak tabi ki albümde. Bir de Avrupa Müzik'teyim, bir şarkıcı olarak prodüktörlerimin istekleri de çok önemli oluyor nasıl bir müzik yaptığım, nasıl tanıttığım ve beklentilerimiz konusunda. Yani albüm sürecinde sürpriz gelişmeler yaşayacağım. Ama Twitter'dan küçük ipuçları ve fotoğraflar paylaşmayı ihmal etmemeyi planlıyorum.

D.C.K.: Müzik kariyeriniz için önceden belirlediğiniz bir hedefiniz var mı? Vizyonunuzu oluşturan öğeler nelerdir?

G.E.: Benim hedefim, her zaman iyi bir teknikle kaliteli şarkılar söylemek, saygı duyulacak işler yapmak, güzel bir çizgide yükselmek, kendimi huzurlu hissetmek, yaptığım işin arkasında durabilmek üzerine oldu. Sahnede uyduruk bir işle çok alkış da alabilirsiniz, gündeme şok bir olayla oturup çok seyirci kazanabilirsiniz ve o noktada bir illüzyona kapılıp " Ben bu alkışı hakettim. " diyebilmek hastalıklı bir şey. Ben öncelikle performansımla kendimi tatmin etmeliyim. Yoksa ne kadar alkış aldığımın önemi, o anda vicdan azabına dönüşür. Benim sayılarla, gösterişle ilgili materyalist ya da egoist hayallerim hiç olmadı. Bir de hayal dünyamdaki hedefler benim özelimdir diye düşünüyorum her röportajda.


D.C.K.: Bravo adlı albümünüzden bir şarkıya daha klip gelecek mi?

G.E.: Bana kalsa Yastıklara Sarılıp Yatar Mıydın? slow kategorisinde, kliplenmesi gereken bir şarkı. Böyle bir planımız vardı aslında ama yazın yapmaktan yana değildik slow bir şarkı olduğu için. Bravo da klibi olmamasına rağmen yine çok tıklanıyor. Bravo için de bazı değerli radyocular böyle günü güzelliştiren bir şarkıya ihtiyacımız vardı dediler. Bu tip kararları şirketim alıyor.

D.C.K.: Twitter, Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinin hayranlarınızla iletişim için önemli mecralar olduğunu düşünüyor musunuz?

G.E.: Evet, kesinlikle öyle ve önem veriyorum. Hatta Twitter'ı aktif olarak kullanıyorum (GulcinErgulGE) ve Facebook'ta da gelişmeleri takip edebileceğiniz bir https://www.facebook.com/gulcinergul.com.tr fan page var. Ben önem veriyorum hatta Twitter'ı daha çok seviyorum ve zaman geçiriyorum. Twitter'da tüm gelişmeleri ve fikirlerimi sıcağı sıcağına bizzat paylaşabiliyorum, ama Facebook daha çok kullanılıyor tabi. Sahte hesaplara kanmayın. Twitter'ı interaktif kişisel bir gazete görüyorum ve tepkileri takip ediyorum, cevap da veriyorum, güzel bir paylaşım ve iletişim mecrası olduğunu düşünüyorum.


D.C.K.: Türkiye'nin birçok şehrinden hayranlarınız bana konserlerinizle alakalı sizden bilgi almamı istedi. Hangi şehirlerde konserleriniz olacak? Yurtdışı konserleriniz var mı? Özellikle Azerbaycan soruluyor.

G.E.: CNN Türk'te yayınlanan Akustikhane isimli programa konuk oldum, hatta dün yine tekrarı varmış ve oradaki performanslarımızı sahneye taşımaktan yanayız. Çok istek geldi. Gelişmeleri ilerleyen zamanlarda zaten Twitter'dan paylaşırım.

D.C.K.: Önümüzdeki günlerde bir sanatçı ile düet yapacak mısınız? Hande Yener'le düet yapmanızı çok isteyen bazı dinleyicileriniz var. Neler söyleyeceksiniz?

G.E.: Hande Yener, Türkiye'de kendini kanıtlamış olan cesur bir şarkıcı. Az çok da tanışıyoruz. Şu an bir düet yapsam mı kimle yapsam arayışında değilim. Ama ilerleyen zamanlarda neler olur, kimlerle beraber şarkı söylerim göreceğiz.



D.C.K.: Güçlü bir sesinizin olmasının yanı sıra dans da ediyorsunuz. Dans ve koreografi  çalışmaları yine devam edecek mi?

G.E.: Aslında şarkı söylemekten çok dans herşeydi hayatımda. Konservatuvarda okuduğum için. Güzel düşüncelerim var ama uygulamaya fırsat bulabilmek isterim. Türk Pop müzik sektöründe show bilinci, bilgisi, vizyonu, sektörü ve ayırmak istediği bir bütçesi resmen yok. Çok fazla da dansçımız yok Türkiye'de. Pop sektöründe de yok, sanat çevresinde de sıkıntılı yaşam olduğu için kuraklaşıyor. Dansa ve sanata önem veren bir ülke olmalıyız. Bale izleyicisi bile bale izlemek için çok çaba harcıyor, genç kitleye ya da hiç bale izlemeyen kesime nasıl ulaşabilir? Sanata önem veren, gören, izleyen, dinleyen hatta sanatın içinde olan bir Türkiye olmamız gerektiğini düşünüyorum.  Bu durum popüler işlerimize de yansıyacak, kalitemize de, yaratıcılığımıza da, neyin ve kimin ne kadar alkışlandığına da, köşe yazılarına da, toplumda birbirimize vermek istediğimiz mesajlara, kültür seviyemize de...Belki daha açık fikirli, belki daha araştırmacı olmamızı sağlayacak. Kısacası sanata önem verelim sanatın hangi dalı olursa olsun.

D.C.K.: Dizi, film, müzikal gibi projelerde yer almanız söz konusu mu?

G.E.: Bir sinema filmi senaryosu okuyorum şu an... Bizim ülkemizde dizi ya da film karakterleri oyuncuyla bütünleştiriliyor. Rol olduğu bilincinin yeterli olup olmadığı konusunda kaygılarım var. Bir karakter ölünce ertesi gün mevlüt okutabiliyorlar. Bu yaşanmış bir olay bildiğiniz gibi. Dizi film teklifleri de geliyor bazen. Benim hayalimdeki gibi dans dolu bir müzikalin yapılacağı günü görecekmiyiz acaba?

D.C.K.: Merak edilen bir konu da şu: '' Gülçin hangi sanatçıları dinliyor? ''

G.E.: Geniş bir yelpaze...

D.C.K.: Buradan sizi sürekli takip eden ve dinleyen kişilere söylemek istedikleriniz:

G.E.: İlginiz, fikirleriniz ve paylaşımlarınız için teşekkür ederim.


12 Temmuz 2011 Salı

Cem Adrian Gecesi



Cuma gecesi, hüzne bürünmek için fazla enerjik bir gecedir. Ama biz geceye Cem Adrian'la başlayıp hüzünlendik. Romeo&Juliet adlı mekanda gerçekleşen konserin açık hava olmasını ayrı sevdim. Gecede '' İncir Reçeli '' filminden tanıdığımız Halil Sezai Paracıkoğlu'da vardı. Çok renkli bir kişilik. Kendisiyle fotoğraf çektirirken rakısını döktük. Sonra yenisini aldık tabi. İlerleyen saatlerde Cem Adrian'la düet de yaptı.


Cem Adrian, sahneye şaşadan uzak bir biçimde çıktı. İlk şarkısını söylemeye başladığı anda güzel bir sessizlik oldu. Kolları ve yakası taşlı olan, ön kısmı fırfırlı bir bluz vardı üzerinde.


'' Ben bu şarkıyı sana yazdım '', '' Bir melek ölürken '', '' Bana özel '' gibi eski şarkılarının yanı sıra yeni albümünden de şarkılarını seslendirdi. Beni en çok etkileyen şarkıları '' Herkes gider mi? '' ve '' Bana ne yaptın çocuk? '' oldu.

Cem Adrian, gecenin sonunda o sakin ve duru ses tonuyla '' Ben uzun vedalardan hoşlanmıyorum. O yüzden hepinize kısaca çok teşekkür ediyorum. '' dedi ve sahneden ayrıldı. Tabi hepimizi derinden etkilemiş bir şekilde bırakarak...  Ayrıca Almanya'dan gelen arkadaşımı kulisine kabul edip fotoğraf çektirdi. Cem Adrian'ın canlı performansı kesinlikle izlenmeli.

28 Haziran 2011 Salı

Ozan Eicher / Fotoğrafçılığı


 
Bugün sosyal medyada çokça takip edilen Ozan Eicher ile bir çekim yaptık. Kendisiyle hayatını, vizyonunu, fotoğrafçılığını ve bu zamana kadar hangi sanatçıları çektiğine dair konuştuk. Birçok etkinliğe katıldığını çektiği fotoğraflardan anlayabiliyoruz. İşte bu zamana kadar fotoğraflarını çektiği sanatçlar: 


Ozan Eicher'in annesi Türk, babası İsviçreli. ( Soyadını merak edenler için ) Uzunca bir zamandır İstanbul'da yaşıyor. İstanbul'un kendisine olduğu kadar fotoğrafçılığına da katkıda bulunduğunu belirtiyor. Ailesinin sosyokültürel durumunun getirisini de ekliyor.

Fotoğraf çekmeye öncelikle manzara ve portre fotoğrafları çekerek başlamış. Akabinde bir etkinlikler zinciri görüyoruz. Birçok sanatçının konserine giderek konser fotoğrafları concepti üzerinde çalıştı. Müzik dünyasının sahnesine aşina olduktan sonra modanın da dar ama derin arenasına geçiş yapıp tanıma süreci içerisine girdi. Geçtiğimiz sezon Istanbul Fashion Week'te çektiği fotoğraflardan bir video oluşturdu:


Ozan Eicher: '' Gelecek bana neler sunacak, ben neler yakalayacağım hep beraber göreceğiz. '' diyor.

Ozan Eicher ile çekim yaparken kendinizi çok rahat hissediyorsunuz. Görmek istediğiniz kadrajı size başarılı bir şekilde sunuyor. Sizler için, bu zamana kadar fotoğraflarını çektiği sanatçılardan oluşan bir seçki hazırladım.   Bugünkü çalışmamız da var içerisinde. Dikkatimi en çok Hande Yener fotoğrafı çekti. Bir heykeltıraş ustalığında işlenmiş.

                                                 Hande Yener

                                               
                                                 Sertab Erener
                               
                                               
                                                Mercan

                                             
                                                Aylin Aslım
   
                                               
                                                Nil Karaibrahimgil

                                               
                                                Jay Jay J.

                                               
                                               Emir Yargın
     
                                             
                                                   Serhat Kidil


                                              Deniz Can Kutlu

               
Ozan Eicher 'in tüm çalışmalarını takip etmek için : www.facebook.com/ozaneicher                   


                                              
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top