Istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2012 Cumartesi

Menzilimdekiler



Kafka'nın Maymunu İstanbul'da

Franz Kafka, en sevdiğim yazarlardan biridir. Kısacık yaşamı boyunca bu kadar tanındığını göremedi... - Kafka'yı duyuran, tanıtan en yakın arkadaşıdır. - Kafka, ölmeden önce yazdığı eserleri arkadaşına teslim eder ve yakmasını ister. Fakat arkadaşı bu vasiyete uymaz. Kafka öldükten hemen sonra bütün eserleri yayınlatır. İyi mi yoksa kötü mü yaptığı tartışılır. Ama bizim açımızdan bakıldığında iyi bir davranış olduğu kanısına varılabilir.


Kafka'nın Bir Akademiye Rapor adlı öyküsü, şimdilerde '' Kafka'nın Maymunu '' şeklinde sahnelerde. Üstelik tek kişilik dev kadro olarak bahsedebileceğimiz türde büyük bir oyuncunun tek kişilik performansı kurgusuyla... Kathryn Hunter... Kathryn Hunter, rolünü düz mantıkla ele almak yerine tersten gitme yolunu seçmiş. Yani bir şempanzenin nasıl insan olabileceğiyle değil, bir insanın nasıl şempanze olabileceğiyle ilgilenmiş. Sahnelendiği her ülkede kapalı gişe oynanan '' Kafka'nın Maymunu '' şimdi de İstanbul'da. Bilet satın almak için http://tiyatro.iksv.org/tr/program/64 linkini tıklayabilirsiniz. İzleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler...

Playlistimdekiler

Son günlerde Marina And The Diamonds'ın '' Primadonna '' parçasına takılı kaldım. Playlistimde kendisine sürekli yer veriyorum. Parçanın özellikle Benny Benassi versionuna bayılacaksınız. - Benny Benassi'yi Celebration'a yaptığı remixten hatırlayacaksınız. -



Snow Patrol'un Called Out In The Dark parçası, dikkatimi klibiyle çekti. - Greenbox önünde yapılan ironik hareketler - Parçanın altyapısı, insanı Depeche Mode atmosferine çekiyor. Mutlak dinleyin derim. Playlistinizde uzun  süre tutacağınıza bahse girerim.



Geçenlerde İstanbul'daki etkinliklere bakınırken bir santralistanbul konseri gözüme çarptı. One Love Festival kapsamında Kimbra, 14 Temmuz'da İstanbul'da konser verecekmiş. Kendine özgü tarzıyla büyük bir hayran kitlesi kazanmış Kimbra'yla tanışmak için öncelikle '' Settle Down '' ı dinlemelisiniz. 14 Temmuz'da konserde görüşmek üzere...



27 Nisan 2012 Cuma

Ziynet Sali'nin Favorisi : Carlos Martin



Bu sabah erken uyandım. Yatağımda ayılmaya çalışırken bir Twitter'a girip bakayım dedim. Biscolata reklamlarından tanıdığımız Carlos Martin, İstanbul'a niçin geldiğini açıklamış. Ziynet Sali'nin '' Favori Aşkım '' adlı parçasının klibinde oynamak için. - Carlos Martin: '' Yesterday I was all day in Istanbul shooting a videoclip with this Turkish singer Ziynet Sali. It was really fun! '' - Carlos Martin'i ülkece çok seviyoruz gördüğüm kadarıyla. Sanırım bu sevginin sebebi İspanyolların bize samimiyet konusundaki benzerliği. Akdeniz insanları... İki güzel Akdeniz insanını aynı projede görmekten mutluluk duyduğumu söylemeliyim. Bu enerji, eminim klibe de yansıyacaktır. Bomba gibi bir klip geliyor.

Favori Aşkım'ın sözü Yıldız Tilbe'ye, müziği Alex Papaconstantinou, Marcus Englöf ve Samuel Waerno 'ya ait. Tilbe'nin sözleri, parçaya muhteşem bir ahenk katmış. Parça, Samsun Demir'in '' Ziynet Sali'nin  hangi parçası kliplensin? '' anketinde açık ara farkla 1. oldu. Tabi buna bağlı olarak klip de bu parçaya çekildi. 

30 Haziran 2011 Perşembe

Gül Ağış / Lug Von Siga Röportajım


 
Deniz Can Kutlu: Adınızın tersten okunuşu olan '' Lug Von Siga '' kurgusu hakkında bilgi verebilir misiniz?


Gül Ağış: Kendi ismimde bir markam olsun istemedim. Ama yabancı herhangi bir isim de olmaması gerekiyordu. Birden yazıp çizerken aklıma geldi. Fonotik olduğu için de von ekledim. Herkesin sıcak baktığı bir isim oldu.

D.C.K.: İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunusunuz. Bir zaman reklam ve medya sektöründe çalışmışsınız. Peki moda tasarımcılığına nasıl başladınız? 


G.A.: İlk üniversite Bilkent, doğru. İngiliz Dili ve Edebiyatı. Daha sonra Milano İstituto Marangoni, ardından Politecnico Di Design Üniversitesi Fashion Art and Design masterı. 16 yaşında Esmod / Paris 'e kabul edildim. Ancak annem izin vermedi. O zamanlar moda tasarımcılığı Türkiye'de daha çok yeniydi. Moda evleri vardı ama moda tasarımcıları yoktu. Sonra yine kendimi yaratıcı bulduğum sektörlerden biri olan reklamcılığa verdim. Ancak içimdeki ateş sönmedi. Çizmeye ve dikmeye devam ettim. Kendimi Milano'da buldum.


D.C.K.: Türkiye'den ve yurt dışından hangi isimleri giydirmek isterdiniz?

G.A.: Türkiye'den Elif Şafak'ı çok beğeniyorum. Cate Blanchett ve Kate Middleton'u giydirmek isterdim. Asil duruşu olan vakur kadınları beğeniyorum.


D.C.K.: Daha önce hangi markalarla çalıştınız?


G.A.: Dünya markalarından H&M, Mango, Zadig Voltaire, Naf Naf, Maxmara gibi birçok markaya tasarım yaptım. 



D.C.K.: Christian Dior'dan size bir teklif gelmiş. Fakat siz kabul etmeyip İstanbul'a geri dönmüşsünüz. Bu konuyla ilgili söylemek istedikleriniz nelerdir?

G.A.: Bu habere uzaktan bakıldığında hadi canım dedirtmiştir ama doğru. Annem ölüm döşeğindeydi. Seçim yapmam gerekiyordu. Davulun sesi uzaktan hoş gelir derler.Yaşayan bilir... Tabi ki çok onur vericiydi. En azından bir sene çalışmak isterdim.


D.C.K.: Sizce Türkiye'de insanların modaya bakışı doğru mu?

G.A.: Türkiye'de kavram karmaşası var. Tüm değerler içiçe geçmiş durumda. Stylist moda tasarımcılığı da yapıyor, celebrity de giydiriyor. Couture yapan pret a porter de yapıyor. Derinleşme çok az. Herkesin kendi alanında derinleşme çabasını etrafımdaki çok az bir grup insanda görüyorum açıkçası. Bu yüzden de doğru değil genelleme yapacak olursak.


D.C.K.: Önümüzdeki IFW 'de sizi de görebilecek miyiz? Önümüzdeki sezon bizi ne tür tasarımlar bekliyor?


G.A.: Eylül IFW'de yine olacağım. Kafamda iki ana tema oluştu. Birini seçeceğim ama karar vermiş değilim henüz. Kavramsal moda üzerine yoğunlaşmayı seviyorum. Defilelerim hep bir mesaj ve anlam içerikli. En son Patti Smith, Picasso'yla buluşursayı yapmıştım. Çok beğenilmişti. Umarım yine aynı duyguları yaşatabilirim.





D.C.K.: Tasarımlarınızda ilham aldığınız obje ya da subjeler nelerdir? 

G.A.: Gerçek tasarımcının radarları her an açıktır ve yaşam biçimidir. Yani her an beyni bilgi toplar, biriktirir.  Sinema, müzik, film, vintage mağazalarından tutun da okuduğu kitaptaki bir satırdan bile ilham alır. 

                                                                                 
                                                 
GUL AGIS
LUGVONSIGA
Karakol Bostan sok. No:13 Kat:3
Teşvikiye-İstanbul           
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top