16 Ağustos 2011 Salı

Burberry Brit Koleksiyonu / Burberry Brit Kollektion


O gün gökyüzü İngilizdir. Gri - mavi tonlarda olan bulutların soğukluğunu yansıtmak istemezsiniz. Enerjik olmanın yanında ruhunuzu rengarenk ve şık tutmak istersiniz. Burberry Brit koleksiyonu ile bu fikri gerçekleştirebilirsiniz. 1856 yılından beri modaya yeni bir soluk katan Burberry, dört farklı koleksiyonuyla yine yenilikçi çizgisini kalınlaştırdı. '' London '', '' Brit '', '' Prorsum '' ve '' Sport '' koleksiyonları, bildiğiniz tanımları değiştirici güçte.

An diesem Tag ist der Himmel englisch. Sie möchten den grau-blau Ton in den Wolken nicht wiedergeben. Außer energisch sein, möchten Sie ihre Seele kunterbunt und schick halten. Mit der Burberry Brit Kollektion, können Sie diese Ideen verwirklichen. Die seit dem Jahre 1856 in die Mode einen neuen Hauch gebende Burberry, hat sich mit ihren vier verschiedenen Kollektionen wieder einmal selbst übertroffen. Die Kollektionen " London ", " Brit ", " Prorsum " und " Sport " ist so stark, dass sie bekanntes verändern kann.




Brit koleksiyonu, günlük  / yoğun yaşantınızda rahatlıkla tercih edebileceğiniz ve kışınızı renklendirecek lacivert, kahverengi, bej, gri ve bordo tonlarından oluşuyor. Her yaştan erkeğe hitap eden trenchcoat, dar paça jean ve deri ceketlerle Burberry yine şık olabileceğinizin ve tarzınızı ortaya koyabileceğinizin garantisini veriyor. Ayrıca koleksiyonda yer alan çanta ve aksesuvar modelleri, biz erkekleri özel kılacak nitelikte.

Die Brit Kollektion besteht aus den Tönen, marienblau, braun, beige, grau und bordeaux, die Ihrer Persönlichkeit mehr Farbe bringen wird und die Sie im Alltag ganz bequem zur Auswahl nehmen können. Die den Mann in jedem Alter ansprechenden Trenchcoats,  Röhrenjeans und Lederjacken, verleiht Burberry Ihnen wieder die Garantie schick auszusehen. Außerdem sind die Taschen- und Accessoiremodelle in dem Niveau, welches uns Männer besonders hervorheben.









Bu koleksiyon dahilinde eğer parfümüm de Brit olsun diyorsanız doğru bir karar verdiniz demektir. Brit parfüm, her mevsim kullanılabilecek türde olup bergamot, cedar, Hindistan cevizi ve kakule ihtiva ediyor.

Wenn Sie der Meinung sind, dass Ihr Parfum auch Brit sein soll, bedeutet dies, dass Sie die richtige Entscheidung getroffen haben. Das Brit Parfum ist zu jeder Jahreszeit geeignet. Es beinhaltet Bergamotte, Zeder, Kokosnuss  und Kardamom.


Eylül ayına girer girmez oluşturduğumuz listeyle birlikte kışlık alışverişimizi hemen yapalım derim. // http://tr.burberry.com/store üzerinden alışveriş yapabiliyorsunuz. 

Ich würde vorschlagen, sobald wir in den September reingehen, wir machen mit der Liste zusammen unseren Persönlichkeitseinkauf. Außerdem, können sie über http://tr.burberry.com/store Ihre Einkäufe machen.


13 Ağustos 2011 Cumartesi

Türkiye'de Müziğin Yazı ve Eurovision Meselesi



Türkiye'de Müziğin Yazı 


Hepimiz biliriz ki genelde Mayıs - Haziran ayları arasında ya da Eylül'de birçok sanatçının albümü çıkar. Yaz mevsimini ilgilendiren albümler, en geç Haziran'ın sonuna doğru piyasaya sürülür. Bu yaz, yine birçok albüm çıktı. Ama beni heyecanlandıran yalnızca birkaç şarkı var. 

Bu yaz, piyasada yıllardır alışılagelmişin daha da altında projelerin yer aldığını görmek beni üzdü. Bu bağlamda müzik sektöründe ciddi bir tıkanıklığın olduğunu anlamış bulunuyoruz.


Sezen Aksu'nun '' Öptüm '' adlı albümü, mevsimsiz bir albüm olduğu için yalnızca yaz bazında değerlendirmiyorum. Sezen Aksu'nun bu albümü, '' Bahane '' albümünden sonraki albümlerine nazaran daha iyi. '' Unuttun mu beni '' ve '' Aşka şükredelim '' parçaları oldukça etkileyici. 



Betül Demir'in ses rengini çok beğenirim. Stylinginin ve conceptinin doğru olduğunu düşünürüm her zaman. Ancak son albümü '' Mıknatıs '' için seçilen parçaları kendisine hiç uygun bulmadım. Biraz ağır kaçmış. '' Süper '' albümü gibi daha enerjik bir proje, kendisi için uygun olacaktır.

Gökçe'nin '' Tuttu fırlattı '' şarkısı, müzik paylaşım sitelerinde bir hayli dinleniyor. Eğlenceli bir yaz şarkısı. 



Bu yaza damgasını vuran şarkılar şüphesiz; Sinan Akçıl - Hande Yener düeti '' Atma '', Gülşen'in '' Yeni biri '' ve '' Sözde ayrılık '' adlı single çalışmaları, Ajda Pekkan'ın '' Arada sırada '' şarkısı. Gittiğiniz her cafede, barda, bindiğiniz herhangi bir toplu taşıma aracında bir köşeden bu şarkıların duyulması mümkün. Radyolarda sıkça çalınıyor. Yasal indirmelere ve albüm satışlarına baktığımızda, bu olgu teyit edilmiş oluyor.



Eurovision Meselesi 

Eurovision Şarkı Yarışması, siyasi bir yarışma olarak nitelendirildiği gibi, eğlenmek için gerçekleştirilen ama önem arzeden bir yarışma olarak da yorumlanıyor. Siyasi boyutunu şu şekilde açıklayabiliriz; ülkeler arasındaki iletişimsizlik, birbirine komşu ülkelerin bulundukları coğrafyanın dışına çıkmak istememesi. Bu yarışmaya katılan bir ülkenin şarkısı, ne kadar kötü olursa olsun kemikleşmiş bir oy potansiyeli var.

Türkiye'de onlarca internet sitesinde anket yapılmasına karşın TRT'de yer alan belirli bir kesim, kendilerince bir isim ya da grup belirliyor. Bu durumu adil bulmuyorum. Adil bulmadığım gibi seçilen isimleri ve grupları da strateji hatası olarak görüyorum. TRT'nin acilen bu seçim sistemini halletmesi ve kamuoyuna açması gerekiyor.

Yakın zamanda yaptığım bir ankette, en çok Hande Yener ve Gülçin Ergül'ün ismi zikredildi. Dinleyicilerin bu concept için doğru isimleri seçmiş olması beni memnun etti. Sahne performansları, marjinaliteleri, vizyonları ve sesleri açısından ikisi de katılmayı hakediyor. 





11 Ağustos 2011 Perşembe

Gülçin Ergül Röportajım




Deniz Can Kutlu: '' Bravo '' adında bir maxi single yayınladınız. Çokça sevildi ve beğenildi. Peki full albüm düşünüyor musunuz? Eğer düşünüyorsanız  '' Gülçin '' i bu defa nasıl bir conceptte göreceğiz?

Gülçin Ergül: Bravo! cdsinin içinde ayrı bir track olan intro ile başlayan " Bravo ", " Ara Ara " ve " Yastıklara Sarılıp Yatar Mıydın? " isimli 3 şarkı var ve Bravo'nun remixi yani " Satsuma Remix " var. Bu singleda her şarkı, benim için farklı misyonları olan,  farklı değerler taşıyan parçalar. Klibi olduğu için ara ara daha çok biliniyor ama diğer şarkılarımın Ara Ara'ya göre bendeki önemi daha farklı bir yerde. Özellikle de Bravo ve Yastıklara Sarılıp Yatar Mıydın? kendimi ifade edebildiğim şarkılardır. Albüm hazırlıkları ufak ufak başladı. Besteler bakıyorum, şarkılar bekliyorum, kendim de yapıyorum. 2010'da yazmış olduğum bir şarkı var, kesin onu paylaşmaktan yanayım ben. Bence Bravo'daki şarkılardan da daha iddialı. Birçok farklı renk olacak tabi ki albümde. Bir de Avrupa Müzik'teyim, bir şarkıcı olarak prodüktörlerimin istekleri de çok önemli oluyor nasıl bir müzik yaptığım, nasıl tanıttığım ve beklentilerimiz konusunda. Yani albüm sürecinde sürpriz gelişmeler yaşayacağım. Ama Twitter'dan küçük ipuçları ve fotoğraflar paylaşmayı ihmal etmemeyi planlıyorum.

D.C.K.: Müzik kariyeriniz için önceden belirlediğiniz bir hedefiniz var mı? Vizyonunuzu oluşturan öğeler nelerdir?

G.E.: Benim hedefim, her zaman iyi bir teknikle kaliteli şarkılar söylemek, saygı duyulacak işler yapmak, güzel bir çizgide yükselmek, kendimi huzurlu hissetmek, yaptığım işin arkasında durabilmek üzerine oldu. Sahnede uyduruk bir işle çok alkış da alabilirsiniz, gündeme şok bir olayla oturup çok seyirci kazanabilirsiniz ve o noktada bir illüzyona kapılıp " Ben bu alkışı hakettim. " diyebilmek hastalıklı bir şey. Ben öncelikle performansımla kendimi tatmin etmeliyim. Yoksa ne kadar alkış aldığımın önemi, o anda vicdan azabına dönüşür. Benim sayılarla, gösterişle ilgili materyalist ya da egoist hayallerim hiç olmadı. Bir de hayal dünyamdaki hedefler benim özelimdir diye düşünüyorum her röportajda.


D.C.K.: Bravo adlı albümünüzden bir şarkıya daha klip gelecek mi?

G.E.: Bana kalsa Yastıklara Sarılıp Yatar Mıydın? slow kategorisinde, kliplenmesi gereken bir şarkı. Böyle bir planımız vardı aslında ama yazın yapmaktan yana değildik slow bir şarkı olduğu için. Bravo da klibi olmamasına rağmen yine çok tıklanıyor. Bravo için de bazı değerli radyocular böyle günü güzelliştiren bir şarkıya ihtiyacımız vardı dediler. Bu tip kararları şirketim alıyor.

D.C.K.: Twitter, Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinin hayranlarınızla iletişim için önemli mecralar olduğunu düşünüyor musunuz?

G.E.: Evet, kesinlikle öyle ve önem veriyorum. Hatta Twitter'ı aktif olarak kullanıyorum (GulcinErgulGE) ve Facebook'ta da gelişmeleri takip edebileceğiniz bir https://www.facebook.com/gulcinergul.com.tr fan page var. Ben önem veriyorum hatta Twitter'ı daha çok seviyorum ve zaman geçiriyorum. Twitter'da tüm gelişmeleri ve fikirlerimi sıcağı sıcağına bizzat paylaşabiliyorum, ama Facebook daha çok kullanılıyor tabi. Sahte hesaplara kanmayın. Twitter'ı interaktif kişisel bir gazete görüyorum ve tepkileri takip ediyorum, cevap da veriyorum, güzel bir paylaşım ve iletişim mecrası olduğunu düşünüyorum.


D.C.K.: Türkiye'nin birçok şehrinden hayranlarınız bana konserlerinizle alakalı sizden bilgi almamı istedi. Hangi şehirlerde konserleriniz olacak? Yurtdışı konserleriniz var mı? Özellikle Azerbaycan soruluyor.

G.E.: CNN Türk'te yayınlanan Akustikhane isimli programa konuk oldum, hatta dün yine tekrarı varmış ve oradaki performanslarımızı sahneye taşımaktan yanayız. Çok istek geldi. Gelişmeleri ilerleyen zamanlarda zaten Twitter'dan paylaşırım.

D.C.K.: Önümüzdeki günlerde bir sanatçı ile düet yapacak mısınız? Hande Yener'le düet yapmanızı çok isteyen bazı dinleyicileriniz var. Neler söyleyeceksiniz?

G.E.: Hande Yener, Türkiye'de kendini kanıtlamış olan cesur bir şarkıcı. Az çok da tanışıyoruz. Şu an bir düet yapsam mı kimle yapsam arayışında değilim. Ama ilerleyen zamanlarda neler olur, kimlerle beraber şarkı söylerim göreceğiz.



D.C.K.: Güçlü bir sesinizin olmasının yanı sıra dans da ediyorsunuz. Dans ve koreografi  çalışmaları yine devam edecek mi?

G.E.: Aslında şarkı söylemekten çok dans herşeydi hayatımda. Konservatuvarda okuduğum için. Güzel düşüncelerim var ama uygulamaya fırsat bulabilmek isterim. Türk Pop müzik sektöründe show bilinci, bilgisi, vizyonu, sektörü ve ayırmak istediği bir bütçesi resmen yok. Çok fazla da dansçımız yok Türkiye'de. Pop sektöründe de yok, sanat çevresinde de sıkıntılı yaşam olduğu için kuraklaşıyor. Dansa ve sanata önem veren bir ülke olmalıyız. Bale izleyicisi bile bale izlemek için çok çaba harcıyor, genç kitleye ya da hiç bale izlemeyen kesime nasıl ulaşabilir? Sanata önem veren, gören, izleyen, dinleyen hatta sanatın içinde olan bir Türkiye olmamız gerektiğini düşünüyorum.  Bu durum popüler işlerimize de yansıyacak, kalitemize de, yaratıcılığımıza da, neyin ve kimin ne kadar alkışlandığına da, köşe yazılarına da, toplumda birbirimize vermek istediğimiz mesajlara, kültür seviyemize de...Belki daha açık fikirli, belki daha araştırmacı olmamızı sağlayacak. Kısacası sanata önem verelim sanatın hangi dalı olursa olsun.

D.C.K.: Dizi, film, müzikal gibi projelerde yer almanız söz konusu mu?

G.E.: Bir sinema filmi senaryosu okuyorum şu an... Bizim ülkemizde dizi ya da film karakterleri oyuncuyla bütünleştiriliyor. Rol olduğu bilincinin yeterli olup olmadığı konusunda kaygılarım var. Bir karakter ölünce ertesi gün mevlüt okutabiliyorlar. Bu yaşanmış bir olay bildiğiniz gibi. Dizi film teklifleri de geliyor bazen. Benim hayalimdeki gibi dans dolu bir müzikalin yapılacağı günü görecekmiyiz acaba?

D.C.K.: Merak edilen bir konu da şu: '' Gülçin hangi sanatçıları dinliyor? ''

G.E.: Geniş bir yelpaze...

D.C.K.: Buradan sizi sürekli takip eden ve dinleyen kişilere söylemek istedikleriniz:

G.E.: İlginiz, fikirleriniz ve paylaşımlarınız için teşekkür ederim.


7 Ağustos 2011 Pazar

Gülşen ve Single Çalışmaları


Erol Köse Production'dan  ayrıldıktan sonra uzun süre piyasada istediğini bulamayan Gülşen, son albümü '' Önsöz '' ile muhteşem bir dönüş yapmıştı. Son çıkan single çalışmaları '' Yeni Biri '' ve '' Sözde Ayrılık '' ile Türkiye'nin en iyi kadın sanatçılarından biri olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.

Yeni Biri




Sözü ve müziği Gülşen'e ait olan parçanın düzenlemesi Ozan Çolakoğlu'na ait. Parçanın güçlü bir alt yapısı var. Sözleri, parçanın keyifle dinlenmesini perçinliyor. 




Parça, çıktığı ilk günden beri radyolar ve müzik kanalları tarafından sıkça çalınıyor. Listelerde de üst sıralarda. Satış grafiğine baktığımızda görüyoruz ki belirli bir yükseliş döneminden sonra 1 numarada sabitlenmiş. ( D&R ) Albümün kapak fotoğrafı, Nihat Odabaşı tarafından çekilmiş. Concept ve stil, Ceyda Balaban'ın danışmanlığında yaratılmış. Platin saçları, kırmızı ruju ve beyaz kıyafetiyle gayet fresh bir görüntü sunulmuş.

Sözde Ayrılık




Sözde Ayrılık, Gülşen'in bu yaz çıkarttığı 2.single çalışması. Parçanın sözü ve müziği Gülşen'e, düzenlemesi Ozan Çolakoğlu'na ait. Klibin doğallığı ve şarkının dinleyiciye yansıttığı samimiyet nedeniyle '' Yeni Biri '' kadar çok sevildi. 




Singleın satışına göz attığımızda 2 numarada olduğunu görüyoruz. ( D&R ) Yine radyolarda ve müzik kanallarında çokça çalınan parçalar arasında. Albümün kapak fotoğrafını çok beğendim. Renk tonu mükemmel. Genellikle albümdeki şarkılara önem verdiğim kadar concepte de önem veriyorum. Çünkü ikisi bir bütün oluşturuyor. Gülşen, bu bütünü büyük bir ustalıkla elde etmiş.

Bu iki singleı biran önce edinmelisiniz. Dinlemesi keyifli iki yaz parçası...


4 Ağustos 2011 Perşembe

Kemal Doğulu / '' Oynuyorum '' Klip Yorumum



Kemal Doğulu, yeni albümü '' 4.Kemal '' in çıkış parçası olan '' Oynuyorum '' a klip çekti. Daha önceki Kemal Doğulu kliplerinden biraz farklı. Çok iyi kadrajlar yakalanmış. Klibin genelindeki fluluk ve Kemal'in yeni saç modeli oldukça iyi. Her zamanki Kemal Doğulu şıklığına bir de manken eşlik etmiş. Klipte pembe çiçeklerin olduğu kadraj favorim. Kemal'in yüzüklerini, beyaz pantolonunu ve ayakkabılarını ayrıca beğendim.  Herkese iyi seyirler...




3 Ağustos 2011 Çarşamba

Dantelin Güncelliği / Timeliness of Lace



Dantel denilince genelde burnumuza hep bir 50'ler, 60'ler kokusu gelir. Anneannemizin ya da babaannemizin elinden düşürmediği çeyizlikler... Anlık bir retrospektiften sonra 2011 kış sezonunda sıkça göreceğimiz dantel trendinden bahsetmek istiyorum. Önümüzdeki sezon dantel, elbiseler, çoraplar, ayakkabılar, tokalar ve daha sayabileceğim birçok üründe kullanılmış olacak.

When it comes to lace we usually think bout 50's, 60's. Laces are the best pieces of our grandpearent's dowries. After an instant retrospective i want to metion about the lace trend in 2011 winter season. Laces used in many designe such as dresses, socks, shoess, buckles...







'' El emeği, göz nuru '' şeklinde nitelendirilen ve eski zamanlarda ihtişamın ve zenginliğin sembolü olarak görülen dantel, dişiliği ön plana çıkaran sevdiğim bir objedir. Genellikle krem, beyaz, bej ve pudra rengiyle görkemli bir detay sunuyor. Bikini ve mayolar da bu detayın konuşacağı ürünlerden...

I like lace. Because lace was thought to be as a symbol of wealth and glory in history, and i think lace makes ladies more feminine. And lace usually colourin with white, beige, powder. Swimsuits and bikinis will also elaborate with laces.





Dantelin önümüzdeki sezon erkek modasına da girecek olması güzel bir haber. Zira cesaretli ve farklı şıklığı arayan, seven erkeklere hitap edecek diye düşünüyorum.

It is a good news that lace will be using in menswear next season. Because i think this will be good for men who like to be brave and difference. 


1 Ağustos 2011 Pazartesi

Kral TV 'nin Ödül Oyunları



Ünlü yapımcı Erol Köse, Kral TV'nin zamanında ödül törenlerinde yaptığı şikelere ufak bir dokunuş yapmış. Daha önce de Mehmet'in Gezegeni programına konuk olan Ayşe Özyılmazel, Mehmet Akbay'a şike yapılıp yapılmadığını sormuştu. Verilen cevaba hiç şaşırmadım. '' 3-4 yıl öncesine kadar gönderilen smslere göre ödül verilmediği '' açıkça söylendi. Şahsen ben hiçbir zaman Kral TV'nin dağıttığı ödüllerin geçerliliğine ve kalitesine inanmadım. 

Yeşim Salkım, Hakan Uzan'la evli olduğu dönemdeki şike olaylarını daha önce Star Gazetesi'ne açıklamıştı. Ödülü Hilal Cebeci'ye verdirdiğini söylemişti. Uzanlar dönemindeki Kral TV, öylesine rahat bir biçimde ödülleri istediği kişilere dağıttı ki Yeşim Salkım, '' Bana sürekli soruluyordu kime versek diye '' sözünü sarfetti. Sonrası hepimizin bildiği gibi kazanmasına kesin gözüyle bakılan sanatçılara '' Sen 4-5 oyla kaybettin '' denilmesi. 



Bahsettiğim şike olaylarına bir örnek ise, En İyi Çıkış Yapan Sanatçı dalında ödülü Arto'nun kazanmasına karşın ödülün '' Gitarcı '' lakaplı sanatçıya verilmesi. Daha sonra büyük bir pişkinlikle '' Sen 5 oyla kaybettin. '' açıklaması yapıldı Arto'ya. 

Bu ve benzeri sebeplerden ötürü Kral TV Ödül Töreni, benim için içi boş ve sahte bir ödül törenidir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top